DİREKTÖR ALİ BEY

ALİ BEY (DİREKTÖR) (1844 — 1899)
Tanzimat devri tiyatro yazarlarımızdandır. Fran­sızca bildiği için Babıâli Tercüme Odasına memur ol­du. Dünyanın umumiye müfettişliğiyle doğu illerimizi ve Irak’ı dolaştı. Daha sonra Düyunu Umumiye direk­törlüğüne atandı. «Direktör Ali Bey» unvanı buradan kalmadır.
Yazdığı ve çeviri yaptığı tiyatro eserleri Gedikpa-şa Tiyatrosu’nda oynandı. Ayrıca tiyatronun sahibi Güllü Agop Eıendiye yardım edip oyuncuların dilinin ve sahne tekniğinin düzelmesinde büyük rol oynadı. O’-nun zekice buluşları vardı.
Diyojen’in «gölge etme, başka ihsan istemem» sö­zünü dilimize tercüme eden Ali Bey’dir. LEHÇET-ÜL HAKAYIK sözlük şeklinde düzenlenmiş bir eseridir. Ali Bey bu eserinde kelimeleri mizah yoluyla açıklamış, böylece insanlığın ve kendi devrinin kusurlarını eleş­tirmiştir. Bu eser, kitap halinde yayınlanmadan ön­ce Diyojen Dergisi’nde çıkmıştı.
Ali Bey, bu eseriyle mizah edebiyatının temelini atmış, birçok yazara ışık tutmuştur. Eserdeki mizah, basit güldürücü olmaktan uzak, sosyal yaşamın ak­sak taraflarını cesaretle eleştiren ifade ve üslûp taşı­yordu. Devrindeki Abdülhamit’in istibdatını dikkate alırsa Ali Bey’in cesareti ve sanat kabiliyeti kolayca anlaşılır.
Eserleri: (tiyatro eserleri) Kokona Yatıyor (1870), Ayyar Hamza (1871), Misafiri İstiskal (1872).
Lehçet-ül Hakayık (1896). Hakikatlerin dili anlamı­na gelen bu eser mizahi bir sözlüktür.
Lehçet-ül Hakayık’tan örnekler:
cahil: Bir şeyi bilmediğini bilmeyen.
cesaret: Korktuğunu belli etmemek.
cüce: Büyük adamların yakından görünüşü.
çocuk: Ailenin gerçek reisi.
darb-ı mesel: Kira arabası.
dost: Bize hizmete hazır zannettiğimiz kişi.
dostluk: Fırtınalı havada içi dışına dönen şemsiye.
dert: Merhamet muallimi.
hasta: Sıhhatin kadrini anlamaya başlayan insan.
hayır-duâ: Ucuz hizmet.
İnşallah: Cevab-ı red (reddetmek).
istikbâl: Bizde «misafir karşılamak» anlamında bilinir ve kullanılır.
kabiliyet: Affolunmaz hata.
şair: Söz kantarcısı.
vaiz: Sermayesini yemeyen tacir.

Leave a comment