Diller nasıl ortaya çıkmıştır?

A. DİL
HAZIRLIK ÇALIŞMALARI
1. Dil sözcüğü Türkçemizde kaç değişik anlamda kullanılmaktadır? Okuduğunuz metinlerden örnek cümleler bulunuz.
2. Atatürk’ün Türk dili hakkındaki görüşlerini anlatan sözlerini araştırınız.
3. Jest ve mimiklerin anlatıma katkılarını tartışınız.
4 Dil kültürün taşıyıcısıdır sözünü kanıtlayan örnekler veriniz.
anılan


İletişim aracı olarak dil nedir?

Söz ola kese savaşı Söz ola kestire başı Söz ola ağulu aşı Bal ile yağ ede bir söz
Yunus Emre

Yunus Emre’den alınan dizeler, söze dayalı dilin önem ve gücünü bize açıklamaktadır.
Dil, geniş kapsamlı bir olgudur. Her şeyden önce dil. insanlar arasında anlaşmayı sağlayan bir araçtır. İnsan duygularını, düşüncelerini ve ürettiği bütün değerlerini dil ile anlatır. Bu duygu, düşünce ve üretilen değerler dili güçlendirir: dil de bunların gelişimini sağlar. Dilin kendine özgü kural ve yasaları vardır. Dil, bu kural ve yasalar içinde gelişen canlı bir yapıya da sahiptir; doğar, gelişir ve zaman içinde kendini sürekli yeniler. Dil. aynı zamanda toplumun ortak malıdır; gücünü toplumun kültüründen alır. Bu bakımdan toplum için dil, çok önemlidir. Dil, toplumu birbirine bağlayan en önemli öğelerden biridir.
Bilindiği gibi insanı öteki varlıklardan ayırar en belirgin özellik,, insanın düşünebilmesi, bu düşüncelerini çeşitli biçimlerde anlatabilmesıdır. Bu anlatımlar, jest ve mimiklerden (beden dili) çiçek ve renk diline; Kızılderililerin dumanla işaretleşmelerinden gemicilerin ışık ve flamalarla (mors ve semaforla işaret dili) anlaşmalarına kadar birçok iletişim sistemini içine alır. O hâlde dil, alıcı ile verici arasında ortak bir aracın kullanılmasın. zonjnlu kılan bir iletişim olgusudur. Yoksa, trafik işaretleri, bilmeyene bir anlam ifade etmez.
Ancak bu iletişim sistemleri arasında söze dayaı dilin ayrı bir önemi vardır. İşaretler, jest ve mimikler; arzu ve isteklerimizi, özellikle de duygu ve düşüncelerimizi karşımızdakine tam olarak iletmemize yetmez. Burada söze dayalı dilin de desteğine ihtiyaç duyarız. Diğer dil çeşitlerini söze dayalı dille desteklediğimizde anlatmak istediklerimizi tam ve kofey anlatırız. Bu nedenle en güzel, en kapsamlı anlaşmayı ancak dille sağiayab’lirız.
Dil, sade ve anlaşılır bir şekilde kullanılmalıdır. Böylece anlatmak istediklerimiz karşımızdakiler tarafından daha kolay anlamlandırılıp kavranabilecektir.
Dilbilim açısından ise dili; malzemesi insan sesi olan iletişim gerecidir, diye tanımlayabiliriz. Doğan Aksana göre dil: Düşünce, duygu ve isteklerin bir toplumda ses ve anlam yönünden ortak olan öğeler ve kurallardan yararlanılarak başkalarına aktarılmasını sağlayan çok yönlü, çok gelişmiş bir dizgedir. Doğan Aksan, bu tanımıyla dil bilimi bakımından dilin birçok özelliğini de ortaya koymaktadır.
Dilin Doğuşu
Dilbilimi ile ilgilenelim ya da ilgilenmeyelim, hemen hepimiz “Acaba diller nasıl doğmuştur? Dünyada en eski dil hangisidir?” diye sormuşuzdur. Bu sorunun gerçek cevabını bulma imkânımız yoktur. Bilim adamları arasında, ilk insanın bundan bir milyon yıl kadar önce yaşadığı varsayılmaktadır. İlk konuşan insanla ilk yazmaya başlayan insan arasında binlerce yıl bulunması, ilk dil ürünlerinin ele geçirilemeyişi bu konunun aydınlanmasına imkân vermiyor. En eski yazılı belgeler Sümerler’den günümüze ulaşmıştır. Bu metinler günümüzden ancak 5500 yıl öncesine kadar uzanır. Türkçenin en eski ürünleri ise ancak M.Ö.7-5. yüzyıla kadar gidiyor. Dildeki yazılı belgelerle dillerin karanlık dönemlerine doğru gitmek kesinlikle mümkün değildir. Bu bakımdan dilin doğuşu ile ilgili görüş ve düşünceler belgelere dayandırılamadığı için çeşitli kuram (teori) ve varsayımlardan öteye gidilememiştir.
Ancak kesin olan şudur ki dil. insanoğlunun toplumsallaşması ile kavramların ses karşılığı olarak doğmuş ve bu sebeple kültür aktarımının malzemesi olabilmiştir.
Dillerin doğusuyla ilgili ortaya atılan çeşitli görüş ve kuramlar şunlardır: Yansımaları temel alan görüş, ünlemleri temel alan görüş, iş kuramı.
Yansımaları temel alan görüş
Bu görüşe göre, hayvanlara ve doğaya özgü seslerin insan sesine yansıması sonucunda ilk sözcükler ortaya çıkmıştır. Bu görüşü savunanlarca, miyavlamak, havlamak, fısıldamak, üflemek, horlamak, şaklamak, çıtırdamak, çatırdamak gibi eylemler; çıtırtı, civciv, gırgır gibi kimi adlar, dilin ilk ses ve sözcükleri olduğuna örnek gösterilmektedir. Bütün dillerde doğadaki sesleri taklit eden sözcüklere rastlanmaktadır.

Ünlemleri temel alan görüş
Kimi dilbilimcilerce ortaya atılan bu görüşe göre, ilk insanların birdenbire karşılaştıkları çeşitli olay, olgu ve davranışlar karşısında çıkardıkları sesler ilk sözcükleri oluşturmuşlardır. Bu görüşü ileri sürenler, dilimizdeki oflamak, inlemek, haydi vb. ünlemleri örnek göstermektedirler.
İş kuramı
Kimi dilbilimciler, birlikte çalışan insanların, işlerini kolaylaştırmak, birbirlerine gayret vermek için çıkardıkları ritmik seslerin dildeki ilk sözcükleri oluşturduğunu savunurlar. Günümüzde bile ilkel toplulukların birlikte iş yaparken ritmik sesler çıkardıklarını, basit şarkılar söylediklerini buna kanıt olarak gösteriyorlar. Aynı durumun dilimiz için de söz konusu olduğunu; örneğin birlikte ağırlık kaldıran işçilerin ya da ağ çeken balıkçıların hay, hop! diyerek çağırdıklarını belirtiyorlar.
Bu görüşlerin dışında, dilin doğuşunda müziğin ve türkülerin bulunduğunu; jest, mimik ve bağırmaların da sonradan ortak ses ve sözcüklere dönüştüğünü ileri sürenler vardır. Ayrıca dillerin işaret zamirlerinden çıktığını, psikolojik şartlardan doğduğunu ya da Ay’ın, Güneş’in etkisiyle ortaya çıktığını iddia edenler de vardır. Ne var ki bunların hiçbiri, kesin sonuç ve yargılara, bilimsel bilgi ve belgelere dayanmamaktadır.
Dilin çeşitli anlamları

Bahçede gülüm yandı Bağda bülbülüm yandı Her seher âh etmekten Ağzımda dilim yandı Anonim
Türk Dili için yapmamız gerekenler vardır. Ülkesini, yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk Milleti dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmalıdır.
M. K. ATATÜRK
Yunus Emre’nin dili dağ pınarları gibi berrak, kır çiçekleri kadar güzel ve sadedir.
Yukarıdaki mâni ve cümlelerde geçen dil sözcükleri sırasıyla; Mânideki dil, tatma organı,
Özdeyişteki dil, lisan, toplumların karşılıklı anlaşma aracı,
Son cümledeki dil,sözcük dağarcığı ve söz dizimi, anlamlarında kullanılmıştır. Görüldüğü gibi dil sözcüğü birçok değişik anlama gelebilmektedir.
• Dil yukarıda verilen anlamlarının dışında başka hangi anlamlara gelebilir? Sözlük ve ansiklopedilerden araştırınız.

Leave a comment