10. sınıf Tarih tüm ünite konu anlatımları burada yeni müfredat

1.BEYLİKTEN DEVLETE (1300–1453)

OSMANLI DEVLETİ KURULDUĞU SIRADA
1) ANADOLU:

Anadolu Selçuklu Devleti 1243 Kösedağ savaşı yenilgisinden sonra yıkılma dönemine girmiş, Moğol, İlhanlılara bağlı duruma gelmişti. Anadolu Selçuklu Sultanları İlhanlıların atadığı birer vali durumundaydı. Bu siyasi boşluk ortamında Anadolu da çok sayıda Türk Beyliği kuruldu. 2) ANADOLU TÜRK BEYLİKLERİ:

Karamanoğulları, Germiyan oğulları, Karesioğulları, Aydınoğulları, Menteşeoğulları, Saruhanoğulları, Candaroğulları, Hamitoğulları ve Osmanlı beyliği kurulmuştu. Bu beylikler de başlangıçta İlhanlılara bağlıydılar. Anadolu Selçuklu Devletinin yıkılmasıyla bu beylikler arasında Anadolu hakimiyeti konusunda mücadele başladı. 3) BİZANS:

13. yüzyıla girildiğinde sınırları küçülmüş, eski askeri ve ekonomik gücü kalmamıştı. Taht kavgalarının yarattığı istikrarsız bir dönemi yaşıyordu. Halk TEKFUR(Vali)ların ağır vergileri altında eziliyordu. 4) TRABZON RUM İMPARATORLUĞU:

IV. Haçlı seferi sonunda Haçlıların istanbul’u işgal etmeleri üzerine Bizans’tan kaçanlar tarafından Trabzon ve çevresinde kurulmuştu. 13. yüzyılda İlhanlı baskısı altındaydı. 5) İLHANLI DEVLETİ:

Cengiz İmparatorluğunun parçalanmasıyla İran’da kurulan TÜRK-MOĞOL devletidir. Dönemin en güçlü devletlerindendir. 6) ALTINORDA DEVLETİ:

Cengiz İmparatorluğu’nun parçalanmasıyla Karadeniz’in kuzeyinde kurulan Türk devletidir. 7) BALKANLARIN DURUMU:

Balkanlarda güçlü bir devlet yoktu. 13. yüzyılda Balkanlarda başlıca şu devlet ve beylikler vardı: Sırp,Bulgar, Macar devletleriyle, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Eflak-Boğdan, Erdel beyliği 8) VENEDİK VE CENEVİZLİLER:

Denizci olan bu İtalyan devletlerinin Ege, Akdeniz ve Karadeniz’de ticaret kolonileri vardı. OSMANLI DEVLETİ’NİN KISA ZAMANDA BÜYÜMESİNİN SEBEPLERİ

1)- Merkeziyetçi bir devlet anlayışına sahip olması (Ülke diğer Türk devletlerinden farklı olarak hanedan üyeleri arasında bölünmemiştir.)
2)- Bir UC BEYLİĞİ olması (Gaza sebebiyle diğer beyliklerden destek görmüştür, beylikler arasındaki mücadeleye başlangıçta katılmamıştır.)
3)- Bizansın, Balkanların ve Anadolunun karışıklık içinde bulunması
4)- Sürekli doğudan gelen Türkmen göçleriyle nüfusunun ve askeri gücünün artması
5)- Osmanlı Devlet adamlarının yetenekli olması OSMANLI SİYASİ TARİHİNİN DÖNEMLERE AYRILMASI

1-KURULUŞ DÖNEMİ (1299-1453)
2-YÜKSELME DÖNEMİ (1453-1579)
3-DURAKLAMA DÖNEMİ( 1579-1683)
4-GERİLEME DÖNEMİ (1699-1792)
5-DAĞILMA VE YIKILIŞ DÖNEMİ 1792-1918) OSMANLI KÜLTÜR TARİHİNİN DÖNEMLERE AYRILMASI

1)- Klasik Dönem
2)- Tanzimat Dönemi
3)- I. ve II. Meşrutiyet dönemleri

 

 


OSMAN BEY

KURULUŞ DEVRİ HÜKÜMDARLARI:
I.Osman, Orhan Bey, I.Murat, I.Bayezid(Yıldırım), I.Mehmet(Çelebi), II.Murat, II.Mehmet(Fatih) in ilk iki yılı
KAYI BOYU:
Osmanlılar oğuzların Bozok kolunun Kayı boyuna mensuptular. Kayılar Malazgirt Zaferi’nin ardından Anadolu’ya gelmişler, Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından kendilerine yurtluk olarak verilen Ankara yakınlarındaki KARACADAĞ yöresine yerleşmişlerdir. Burada bir süre kalan Kayılar Ertuğrul Gazi yönetiminde Söğüt ve Domaniç yöresine yerleşmişlerdir.
Ertuğrul Gazi
OSMAN BEY DÖNEMİ (1281-1324) ÖNEMLİ OLAYLAR:
1)- Karacahisarı Bizans’tan almış, uc beyliğine atanmıştır.
2)- Bilecik, inegöl, Yarhisar ve Yenişehri alarak, İzmit’e yaklaştı.
3)- Bizans Tekfurlarını KOYUNHİSAR savaşında yendi.
Koyunhisar savaşının sebebi: Osmanlıların İzmit’e yaklaşmalarından korkuya kapılan Bizans Tekfurlarını anlaşarak Osmanlılar üzerine yürümesi.
Sonuçları ve Önemi: Bu savaşı Osmanlılar kazandı.Böylece Bursa’nın kuzeyi hariç üç tarafı Osmanlı topraklarıyla çevrildi.
4)- Mudanya fethedilmiş, Bursa kuşatılmıştır.
OSMAN BEY HAKKINDA:
Ertuğrul Gazi’nin ölümünden sonra beyliğin başına geçmiş, 1320 den itibaren rahatsızlığı sebebiyle askeri harekatın başına oğlu Orhan Beyi geçirmişti. Şeyh Edebali’nin kızıyla evlenmiş, ahilerin desteğini kazanmıştır. Türbesi Bursa’da GÜMÜŞLÜ KÜMBET’dedir.

 


ORHAN BEY

1)- Bursa alındı(1326)
2)- Maltepe (Palekanon) Savaşı (1329) yapıldı.
3)- İznik ve Kocaeli fethedildi.
4)- Karesioğulları Beyliği Osmanlılara katıldı.
5)- Rumeli’ye geçildi

1)- Bursa’nın fethi: Osman Gazi döneminde başlayan kuşatma, tekfurun şehri teslimiyle son buldu.(1326)
2)- Maltepe (Palekanon) Savaşı (1329):
Sebep: Osmanlıların Kocaeli Yarımadasındaki fetihleri ve İznik’i kuşatmaları
Savaş: Bizans imparatoru III.Andreanikos ile Osmanlı hükümdarı Orhan Bey arasında yapıldı (1329)
Sonuçları ve Önemi: Savaş Osmanlıların zaferiyle sonuçlandı. O güne kadar dikkat çekmeyen Osmanlılar ön plana çıktı.

3)- İznik ve Kocaeli’nin Fethi: Maltepe savaşından sonra İznik fethedildi, Kocaeli yarımadasının fethi büyük ölçüde tamamlandı.
4)- Karesioğulları Beyliğinin Alınması: Karesi Bey’in ölümüyle, oğulları arasındaki taht kavgasından yararlanan Orhan Bey bu beyliği Osmanlı sınırlarına kattı.
Önemi:
1)- Osmanlılar karesi topraklarına sahip olarak, Marmara kıyılarına ve Çanakkale boğazına ulaştılar.
2)- Osmanlılar Karesi Donanmasına sahip oldular.
3)- Hacı İlbey, Evrenus Bey, Ece Halil gibi değerli Karesi komutanları Osmanlı hizmetine girdiler.
4)- Osmanlılar Rumeli’ye geçmeyi düşünmeye başladılar.
5)- Rumeli’ye Geçiş:
Rumeli’ye Geçişi Kolaylaştıran Sebepler:
1)- Osmanlıların Karesi topraklarına ve Donanmasına sahip olması.
2)- Osmanlıların Hırıstiyanlara ait topraklara sahip olma ideali (Gaza).
3)- Türkmenlere Yurt bulma ihtiyacı.
4)- Bizans’ın Balkan milletlerine karşı Orhan Beyden yardım istemesi.
OLAY:
Bizans İmparatoru Kantakuzen Edirne’yi kuşatan Sırp ve Bulgarlara karşı Orhan Bey’den yardım istedi. Orhan Bey bunun üzerine oğlu Süleyman Paşa’yı yardıma gönderdi. Edirne’yi kuşatan Sırp ve Bulgarları yenen Süleyman Paşa’nın yardımlarına karşılık Bizans Gelibolu Yarımadası’ndaki ÇİMPE kalesini Osmanlılara verdi.(1353)

NOT: Çimpe kalesi Osmanlıların Balkanlardaki fetihleri için önemli bir süs olmuştur.
ORHAN BEY DÖNEMİNDE RUMELİ’DEKİ FETİHLER:
Orhan bey’in oğlu Süleyman Paşa Gelibolu’yu ele geçirerek Keşan, Malkara, Tekirdağ, Çorlu ve Lüleburgaz’ı fethetmiştir.
ORHAN BEY DEVRİNDE DEVLET TEŞKİLATINDAKİ GELİŞMELER:
1)- Geçici divan teşkilatı kuruldu.
2)- YAYA ve MÜSELLEM adıyla ilk düzenli ordular oluşturuldu.
3)- İznik’de ilk Osmanlı Medresesi kuruldu.
OSMANLILARIN RUMELİ’DEKİ İSKAN SİYASETİNİN ÖZELLİKLERİ:
1)- Yeni fethedilen yerlere öncelikle göçebe Türkler yerleştirilir, böylece bunların yerleşik hayata geçmeleri sağlanırdı.
2)- Fethedilen yerdeki yerli halktan ayaklanma çıkarma ihtimali olanlar başka yerlere iskan edilirlerdi.
3)- Göçmenler iskan yerine yakın yerden alınırlardı. Böylece halkın yeni yere uyumu daha kolay olurdu.
4)- İskan edilenlere ihtiyacı olan malzeme verilir ve bir süre vergi alınmazdı.


I. MURAT

Orhan Bey’in ölümüyle yerine oğlu I.Murat (Hüdavendigar) geçti.
I. MURAT DÖNEMİNDE ANADOLU’DA GELİŞMELER:
1)- Ankara Karamanoğullarından geri alındı.
2)- Oğlu Yıldırım Bayezıd’ı Germiyan Beyi’nin kızıyla evlendirerek onlardan Kütahya, Tavşanlı, Simav ve dolayları çehiz olarak alındı.
3)- Hamitoğullarından Eğridir ve çevresi satın alındı.
4)- Karaman Beyi Alaaddin Ali Beyle kızını evlendirerek dostluk kurmaya çalıştı. Ancak Karamanoğullarının düşmanca tavırlarını sürdürmeleri üzerine harekete geçerek, Karamanoğullarını yendi. Alaaddin Ali Bey’i affederek barış yaptı.
I. MURAT DÖNEMİNDE BALKANLARDA GELİŞMELER:
1)- Edirne(1362) ve Filibe’nin Fethi,
2)- Sırpsındığı Savaşı (1364)
3)- Çirmen Savaşı (1371) Sırplarla yapılan bu savaşı Osmanlılar kazandı.)
4)- I. Kosova Savaşı (1389)
EDİRNE VE FİLİBE’NİN FETHİ:
I. Murat’ın ilk hedefi Edirne olmuştur. Lala Şahin Paşa komutasındaki Osmanlı Ordusu 1362 yılında Edirne’yi fethetmiştir. Ardından Filibe alınmıştır.

NOT: Edirne’nin Fethinin Önemi: Sırp ve Bulgarların Bizans’la bağlantısı kesildi.
SIRPSINDIĞI SAVAŞI (1364):
Sebep: Edirne ve Filibe’nin Osmanlıların eline geçmesi Sırp ve Bulgarları rahatsız etmiş, bunların papaya başvurmaları üzerine Balkan Devletlerinden oluşan (Sırp, Bulgar, Macar, Eflak-Boğdan ve Bosnalılar) bir Haçlı ordusu kurulmuştur.
Savaş: Haçlı Ordusunu HACI İLBEY komutasındaki bir akıncı birliği ani bir baskın sonucu yok etmiştir.
Önemi: a)- Bu zaferle Balkan Devletleri üzerindeki Macarların etkisi kırılmış, Türklerin Balkanlardaki ilerlemeleri hız kazanmıştır.
b)- Zaferden sonra Edirne başkent yapılmıştır.
I. KOSOVA SAVAŞI (1389):
Sebep: Osmanlıların Balkanlarda ilerleyişini durdurmak için Sırp Kralı LAZAR’ın öncülüğünde Haçlı Ordusunun kurulması.
Sonuç: I. Murat komutasındaki Osmanlı Ordusunun zaferiyle sonuçlandı. I. Murat şehit oldu, yerin oğlu Yıldırım Bayezıd geçti.
I. MURAT DÖNEMİNDE DEVLET TEŞKİLATINDAKİ GELİŞMELER:
1)- Divan teşkilatı sistemli ve sürekli hale getirildi.
2)- Kapıkulu Ocakları kuruldu.

 


YILDIRIM BAYEZIT

ÖNEMLİ OLAYLAR:
1)- Niğbolu Savaşı(1396),
2)- Anadolu’da Türk Birliğinin Sağlanması,
3)- İstanbul Kuşatmaları,
4)- Ankara Savaşı
1)-NİĞBOLU SAVAŞI (1396):
Sebepleri:
a)- Kuşatma altında bulunan Bizans’ın Avrupa’dan yardım istemesi,
b)- Macarlar’ın Osmanlıların Balkanlar’daki ilerleyişi karşısında papadan yardım istemesi.
Savaş : Avrupa Devletlerinin ordularından oluşan (Macar, Fransız, Alman, İngiliz, Polonya, Venedik ve diğerleri) Haçlı ordusunun Niğbolu kalesini kuşatması üzerine, Yıldırım Bayezid İstanbul kuşatmasını kaldırarak, Niğbolu önlerinde Haçlı ordusunu yendi.
Önemi :
a)- Bu zaferden sonra bulgaristan tamamen Türk topraklarına katıldı.
b)- Bu zafer Anadolu Türk Birliğinin sağlanmasında da etkili oldu.
c)- Mısır’daki halife Yıldırım’a Rum Diyarının Sultanı” ünvanını verdi.
2)- ANADOLU’DA TÜRK BİRLİĞİNİN SAĞLANMASI:
Hatırlanacağı gibi Anadolu’da Türk birliğinin sağlama çabaları Orhan Bey zamanında başlatılmış, bu dönemde Karesi beyliği Osmanlılara bağlanmış, Ankara Ahilerden alınarak Osmanlı topraklarına katılmıştı. I. Murat devrinde beyliklerle akrabalık yoluyla dostluk kurulmaya çalışılmış, Germiyanoğullarından çehiz olarak bazı topraklar alınmış, Karaman Bey’i akrabalığa rağmen düşmanca davranışlarını sürdürünce üzerine sefer düzenlenmiş, yine Hamitoğullarından para karşılığı bazı topraklar satın alınmıştı.

YILDIRIM BAYEZID Anadolu birliğini sağlamak için iki sefer düzenledi. Bu seferler sonucunda:

a)- Batı Anadolu’daki beyliklerden Germiyan, Aydın,Saruhan, Menteşe ve Hamitoğullarına son verildi.
b)- Candaroğullarına son verildi.
c)- Kadı Burhanettin Beyliği (Eretna devleti) ile yapılan KIRKDİLİM savaşında Osmanlı kuvvetleri yenildi. Şehzade Ertuğrul şehit oldu. Kadı Burhaneddin’in Akkoyunlu Devletiyle yaptığı savaşta ölmesi üzerine bu beyliğin toprakları da Osmanlılara katıldı.
d)- 1401 yılında Karamanoğullarına son verildi.
e)- Dulkadiroğulları Beyliği Osmanlılara bağlandı.
3)- İSTANBUL KUŞATMALARI:
Yıldırım Bayezıd 1291-1400 yılları arasında İstanbul’u 4 kez kuşatmış, bu kuşatmalar sırasında Bizans’a Karadeniz’den gelecek yardımı engellemek için boğazın Anadolu yakasına Anadolu Hisarını (Güzelcehisar) yaptırdı.

Bu kuşatmaların başarısız olma sebepleri:
a)- Karamanoğullarının problem çıkarması
b)- Haçlı Saldırıları (Niğbolu)
c)- Timur tehlikesi
OSMANLI-BİZANS ANTLAŞMASI:
Yıldırım Timur tehlikesinin belirmesi üzerine Bizans ile anlaşma imzalayarak 4.kuşatmayı kaldırdı.

Bu antlaşmaya göre:
a)- İstanbul’da Türk mahallesi kurulacak ve bir cami yapılacak.
b)- Türkler ticaret amacıyla serbestçe İstanbul’a girebilecek.
c)- İstanbul’da Türklerin davalarına bakmak için kadı bulunacak.
d)- Bizans Osmanlı Devletine vergi verecek.
4)- ANKARA SAVAŞI (1402):
15. yüzyıl başlarında Osmanlılar doğuda Memlük ve Timur Devletiyle komşu olmuşlardı. Timur Çağatay Hanlığına son vererek büyük bir devlet kurmuş, Altınorda devletinin parçalanmasına yol açmış, İran, Irak ve kuzey Hindistan’ı topraklarına katıp, 1400 yılından itibaren Osmanlı topraklarına saldırmaya başlamıştı.
ANKARA SAVAŞININ SEBEPLERİ:
a)- Yıldırım tarafından toprakları alınan Anadolu Beylerinin Timur’a sığınarak, onu kışkırtmaları.
b)- Timur tarafından toprakları alınan Irak hükümdarı Celayiroğlu Ahmet ve Karakoyunlu hükümdarı Kara Yülük Osman’ın Yıldırım’a sığınmaları
c)- Timur’un Çin’e yapacağı sefer öncesinde arkasında güçlü bir devlet bırakmak istemeyişi.
d)-Timur’un Osmanlı’dan kabul edilemez istekleri.

NOT: Timur Yıldırım Bayezıt’dan Anadolu Beylerinin topraklarını iade etmesini, Celayiroğlu Ahmet ve Kara Yülük Osman’ın kendisine teslim edilmesini, Osmanlı Devletinin kendisine bağlılığını bildirmesini istemişti.

SAVAŞ: İki ordu arasında savaş, Ankara’da Çubuk ovasında yapıldı. KARATATARLAR’ın ve Anadolu beylikleri askerlerinin saf değiştirmesi Osmanlı ordusunun savaşı kaybetmesine ve Yıldırım Bayezıt’ın esir düşmesine neden oldu.
SONUÇLARI:
a)- İlk ve son kez bir Osmanlı padişahı savaşta esir düştü.
b)- Osmanlı Devleti 11 yıl sürecek Fetret devrine girdi.
c)- Anadolu Türk birliği yeniden bozuldu, beylikler yeniden kuruldu. (Karesi ve Kadı Burhaneddin beylikleri hariç)
d)- Balkanlar’da Osmanlı ilerleyişi bir süre durdu, hatta bazı topraklar kaybedildi.
e)- Bizans’ın alınması 50 yıl gecikti.
FETRET DEVRİ (1402-1413)
Timur’un asıl amacı kendisine rakip olabilecek büyük bir Osmanlı Devleti’nin oluşmasını engellemekti. Bu nedenle savaşı kazandıktan sonra Anadolu Beylerinin topraklarını geri vererek, Anadolu Türk birliğini parçaladı. Osmanlı ülkesini Yıldırım’ın oğullarına bıraktı.

Timur’un Anadolu’dan çekilmesinden sonra Yıldırım Bayezid’in 4 oğlu arasında başlayan ve 11 yıl süren taht kavgası dönemine Osmanlı Tarihinde FETRET DEVRİ denir.”’

 

 

 


ÇELEBİ MEHMET

‘Kardeşleri Süleyman, İsa ve Musa Çelebiyle giriştiği taht kavgasından başarıyla çıktı. Devleti kardeşleriyle paylaşma fikrine katılmadı. Böylece Osmanlı Devletini parçalanma ve yıkılmaktan kurtardı. Bu nedenler Çelebi Mehmet devletin 2. KURUCUSU sayılır.
ÇELEBİ MEHMET DEVRİ ÖNEMLİ OLAYLARI:
1)- Eflak Osmanlılara yeniden bağlandı.
2)- Venediklilerle İLK DENİZ SAVAŞI yapıldı.(1416) (Ancak bu savaşı Venedikliler kazandı.)
3)- Anadolu Türk birliğini yeniden sağlamaya çalıştı. ( Aydın ve Saruhan beyliklerini ortadan kaldırdı. Candar ve Menteşe beylikleri Osmanlılara bağlandı. Karamanoğullarıyla savaştı.)
4)- Şeyh Bedreddin ve Mustafa Çelebi isyanlarını bastırdı.
ŞEYH BEDREDDİN İSYANI (1418-1420)
Osmanlı devletinde kazaskerliğe kadar yükselmiş olan Şeyh Bedreddin mülkiyetin ortak olduğu şeklinde fikirlerle ve İslam’a aykırı düşüncelerle etrafına çok sayıda mürid topladı. Fetret döneminin oluşturduğu siyasi ve ekonomik bozukluklardan yararlanarak ayaklandı, sonunda yakalanarak idam edildi.

NOT: Şeyh Bedreddin İsyanı devletin gücünü sarsan, Anadolu Selçuklu Devleti döneminde meydana gelen BABA İSHAK isyanına benzer.
MUSTAFA ÇELEBİ İSYANI (DÜZMECE MUSTAFA)
Timur Ankara savaşından sonra Yıldırım Bayezıt’ın oğlu şehzade Mustafa Çelebiyi rehin alarak yanında Semerkant’a götürmüştü. Timur’un ölümüyle serbest kalarak Anadolu’ya gelen Mustafa’nın gerçek Mustafa olup olmadığı bilinmediğinden Düzmece Mustafa” da denilmiştir. Mustafa Çelebi, kardeşi Mehmet Çelebi’ye karşı taht kavgasına girmiş, ancak yenilerek Bizans’a sığınmıştır. Çelebi Mehmet Mustafa’nın gözaltında tutularak kontrol edilmesi için Bizans’la anlaşmıştır.”’


II.MURAT

II. Murat önce Bizans tarafından serbest bırakılan amcası Çelebi Mustafa( Düzmece Mustafa) isyanını bastırmış, Mustafa’yı ortadan kaldırdı. Sonra Mustafa’yı serbest bırakarak destekleyen Bizans’ı kuşattı. Ancak bu defa da Bizans ve Karamanoğullarının kışkırması sonucu ayaklanan Kardeşi Şehzade Mustafa ile uğraşmak zorunda kaldı.
BALKANLAR’DAKİ ÖNEMLİ OLAYLAR:
1)- EDİRNE-SEGEDİN ANTLAŞMASI(1444): Macar, Sırp, Bosna ve Eflak kuvvetlerinin oluşturduğu Haçlı ittifakına karşı Osmanlı kuvvetleri başarısız olunca, bu antlaşma imzalanmıştır. Osmanlıların bu antlaşmayı imzalamak zorunda kalışlarının bir nedeni de Karamanoğullarının problem çıkarmasıdır.

Edirne-Segedin Antlaşmasına göre:
a)- İki taraf 10 yıl savaşmayacak,
b)- Tuna Nehri iki taraf arasında sınır olacaktı.

NOT: Bu antlaşmadan sonra II.Murat yerini 12 yaşındaki oğlu II.Mehmet’e (Fatih) bıraktı.
2)- VARNA SAVAŞI (1444):
Sebep: II. Mehmet’in küçük yaşta tahta geçmelesini fırsat bilen Haçlıların Edirne-Segedin Antlaşmasını bozmaları.
Sonuç: II. Murat tekrar tahta geçerek Haçlı ordusunu Varna’da yendi.


SOSYAL YAPI

-Kavimler göçüyle İlkçağın yerini ortaçağ , köleci düzenin yerini feodalite aldı.

-Feodal Beylikler, Avrupa’nın siyasi, sosyal ve ekonomik yapısını da etkiledi.

-Feodalitede toprak sahiplerine ve himayeyi kabul edenlere SENYÖR – SÜZEREN,

-Himaye altına giren küçük toprak sahiplerine VASSAL, toprağı işleyen köylülere de SERF denir.

-Senyörler, serfler üzerinde mutlak haklara sahiptiler. Serfler toprakla beraber alınır-satılırlardı.

-Feodalitede, Soylular, Rahipler, Burjuvalar ve köylüler olmak üzere 4 sosyal sınıf vardı.

-Soylular: Doğuştan gelen bir haktı. Kendi aralarında şöyle sıralanırlardı: Kral, Dük, Kont, Baron, Vikont, Şövalye. Soylular devlet işleri ve askerlikle uğraşırlardı.

-Rahipler: Vergi vermezler. Kiliselerde dua ve din işleri ile uğraşırlardı. Aforoz, enterdi ve krallara taç giydirme yetkisi vardı. Bu yetki din adamlarını senyörler gibi mutlak gücün sahibi yapmıştı.

-Burjuvalar (Şehirliler): Şatoların etrafında otururlardı. Sanat ve ticaret sayesinde zengin oldular. Vergi verirlerdi.

-Köylüler: Serbest ve köle (serf) köylüler olmak üzere ikiye ayrılırdı. Serflerin hiçbir hakkı yoktu ve torakla birlikte alınır-satılırlardı.


HRISTİYANLIK

Hrıstıyanlık, Milano Fermanı (313) ile serbest bırakıldı. 330 yılında Romanın resmi dini oldu. Kavimler göçüyle Avrupa’da Hakim din haline geldi. Kilise gibi örgütlü bir kurum sayesinde hızla yayıldı.

- Düşünce alanında Kilisenin koymuş olduğu kurallar geçerliydi. Buna dogmatizm denir. Bilgiyi, inancı ve düşünceyi Kilisenin koymuş olduğu normlarla birleştirmeye bu ortaçağ düşüncesine SKOLASTİK düşünce denir. Bu düşüncede deney ve gözleme yer yoktur. Ortaçağ Avrupa’sında laiklik yoktu. Avrupa’da 6-12 yy arası Karanlık Çağ, 12. yy’dan sonrası ise Aydınlanma Çağıdır.

- Hrıstıyanlıkta ilk mezhep ayrılıkları 325 İznik Konsülü ile başlamıştır. Bu mezhepler ARİANİZM, NASTURİZM ve MONOFİZİZM’dir.

- 451 yılında Kadıköy Konsülü ile İstanbul Kilisesi Roma dan ayrıldı. Böylece Ortodoksluk mezhebi doğdu.

- Katolik Kilisesi dini ve dünyevi üstünlüğünü koruyabilmek için Ortodoks Kilisesinin ve Protestanlığın nüfuzunu kırmaya çalıştı. Bu yüzden çıkan savaşlara MEZHEP SAVAŞLARI denir.

- XVI. yy da Alman Kilisesinin Katoliklikten ayrılması sonucu Protestanlık mezhebi çıktı. Rus Kilisesi de İstanbul’dan ayrıldı.


SİYASİ YAPI

- Ortaçağ Avrupa’sında en önemli siyasi güç, Frank İmparatorluğuydu.
- Frank İmparatorluğunun temeli Merovenjler zamanında atıldı. (Bu hanedan zamanında İspanya müslümanları, Puvatya Savaşında (732) Franklara yenildiler. Daha sonra Karolenjler yönetime egemen oldular.
- Karolenjler yönetiminde kardeş kavgalarına Strazburg Yemini ile son verilmesine rağmen savaşlar yeniden başladı.
- Verdün Anlaşması (843) ile Frank İmp.luğu parçalandı ve bugünkü Fransa, Almanya ve İtalya devletlerinin temeli atıldı.
- Frank İmp.luğunun parçalandığı IX. yy da Normanlar kuzeyden gelerek Avrupa’yı istilaya başladılar.
- Normanlar, Feodalitenin İngiltere ve İtalya’ya geçmesine neden oldular. Arapların çekilmesiyle de İspanyaya geçti.
ORTAÇAĞDA—Avrupa’da:
Fransa’da— Frank İmparatorluğu
Almanya’da —Mukaddes Roma Germen İmparatorluğu
İstanbul’da— Bizans İmparatorluğu en güçlü devletlerdi.
Mukaddes Roma-Germen İmparatorluğu ile Papa arasında tevcih (din adamlarını atama)kavgaları yaşandı.
İNGİLTERE
-Kavimler Göçüyle birlikte İngiltere’de yedi krallık kuruldu(Briton, İskoç, Galler (vs).
-Yurtsuz Jan, halkın baskısıyla 1215 yılında Magna Carta’yı (Büyük Şart) ilan etti.
-Buna göre halkın rızası olmadan vergi alınmayacak, özgürler haksız yere tutuklamayacak, hapis ve sürgün edemeyecekti.
-Bu belge Avrupa’da ilk demokrasi hareketi ve ilk Anayasa Kabul edilir.
-Bu fermandan sonra İngiltere’de Parlâmento açıldı (1295)
-Lordlar ve Avam Meclisi


HAÇLI SEFERLERİ

Hıristiyanlık dininin peygamberi olan Hz. İsa Kudüs’te yaşamıştır. Bu yüzden Kudüs ve çevresi Hıristiyanlık için kutsal topraklardır. Kudüs, aynı zamanda Müslümanlar ve Yahudiler için de kutsaldır. Ancak, bu topraklar, 636 yılında Halife Hz. Ömer döneminde, ünlü komutan Halid bin Velid tarafından İslam devleti topraklarına katıldı. Avrupalı Hıristiyanlar, Müslümanların elinde bulunan bu kutsal yerleri almak için bir takım askeri seferler düzenlediler. Bu seferlere katılanlar elbiselerinin ve kalkanlarının üzerinde bir haç işareti taşıdıkları için bu seferlere Haçlı Seferleri denmiştir.

Şimdi Haçlı Seferlerinin nedenlerini sırasıyla inceleyelim.
Siyasal Nedenler
Müslüman Araplar, Dört Halife ve Emeviler döneminde Suriye, Filistin ve İspanya’yı ele geçirmişlerdi. Aynı zamanda, son derslerimizde gördüğümüz gibi, Selçuklu Türkleri Anadolu’nun büyük bölümünü Hıristiyanlık Bizans’ın elinden alarak devlet kurmuşlardı. Bu durum Avrupalı Hıristiyanların sinirini bozuyordu.
Ekonomik Nedenler
Avrupalılar çok eskiden beri doğudan gelen ipek, porselen ve baharat gibi mallara çok ilgi göstermişlerdir. Ancak, o zaman dünyanın en büyük ticaret yolları sayılan İpek” ve Baharat” yollarının denetimi Müslümanların denetiminde bulunuyordu. Bazı Avrupalılar, bu Müslüman ülkelerine giderek zengin olmak istiyorlardı.
Dinsel Nedenler
Hıristiyanlar için Kudüs’e haç ziyareti yapmak kutsal bir görevdi. Ancak, haç merkezinin Müslümanların elinde olması Hıristiyanların hoşuna gitmiyordu. Haç görevini rahat yerine getiremediklerini düşünüyorlardı. Avrupa’nın önde gelen Hıristiyanlık tarikatları önce devlet ve derebeyler arasında barışı sağladılar sonra onları, Müslümanlarla savaşmaya çağırdılar. Bu savaşı Hz. İsa ve Tanrı istiyor, Müslümanlarla savaşmak en kutsal görevdir, bu savaşa katılanlar cennete gidecekler” diye propaganda yaptılar. Ayrıca, Hıristiyanlık Bizans’ın Türk akınlarından kurtulmak için diğer Hıristiyanlık ülkelerden iki de bir yardım istemesi macera peşinde koşan Avrupalı prensleri ve şövalyeleri savaşa katılmaya yönlendiriyordu.

Haçlı Seferleri toplam sekiz tanedir. İlki 1096’da başlamış, en sonuncusu ise 1270 yılında yapılmıştır. Bunlardan, şimdilik ilk dördü bizi ilgilendirdiği için aşağıda onlardan söz edeceğiz.
Birinci Haçlı Seferi (1096-1099)
Haçlı kuvvetleri Papa II. Urbanus’un tâlimatı uyarınca Ağustos 1096’da harekete geçtiler. Sefere Batı Avrupa krallarının hiçbiri katılmadı. Fransalı (Frank) şövalyelerinin ağırlıkta olduğu haçlı ordusu dört ayrı koldan yola çıktı. Yaklaşık 4 bin atlı ve 25 bin piyadeden oluşan Haçlı kuvvetleri bir yıl içinde İstanbul’a (Konstantinopolis’e) vardı. Bizans desteğini de alan haçlılar 1097’de İznik’i Anadolu Selçuklularının elinden aldılar ve Bizans’a bıraktılar. Anadolu Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan’ın direnişi yüzünden Anadolu’yu büyük zorluklar ve kayıplarla geçen Haçlılar, sekiz aylık kuşatma sonunda Haziran 1098’de Antakya’yı aldılar. Burada ortaya çıkan veba salgını yüzünden aralarında papalık temsilcisi de olmak üzere yüzlerce Haçlı askeri öldü. 7 Haziran’da Kudüs’e ulaşdılar. Bir aylık bir kuşatma sonunda kenti Fatımîlerden alıp Müslüman ve Yahudi halkı kılıçtan geçirdiler (1099). Haçlılar Kudüs’te bir krallık, Urfa ve Antakya’da birer kontluk kurdular. Böylece Haçlı seferleri Hıristiyanlar açısından başarı ile sonuçlandı. Varlıklarını sürdüren bu devletlerden Urfa Kontluğunun daha sonra Musul Atabeyi Nureddin Zengi tarafından ele geçirilmesi Hıristiyan dünyasında büyük tepkilere yol açtı ve Papa 1145’de yeni bir Haçlı seferi çağrısında bulundu.
İkinci Haçlı Seferi (1147-1149)
II. Haçlı Seferi’nde Fransa kralı VII. Louis ile Alman imparatoru III. Konrad da vardı. VII. Louis’den bir ay önce yola çıkan III. Konrad, 1147’nin sonlarında Anadolu Selçuklu sultanı I. Mesud tarafından Eskişehir yakınlarında yenilgiye uğratıldı. İznik’e geri dönen Konrad burada güçlerini VII. Louis’ninkilerle birleştirerek Kudüs’e doğru tekrar ilerlediler. 1148’de Antakya’ya ve oradan da Kudüs’e ulaştılar. Burada Haçlı komutanlarının katıldığı bir toplantıda Şam’a saldırı kararı alındı ve 50 bin kişilik büyük bir ordu oluşturuldu. Ancak bu sefer başarısızlıkla sonuçlandı ve yenileceklerini anlayan Haçlılar geri çekildiler. Hıristiyan ahalinin çoğu kenti terk etmek zorunda kaldı.

II. Haçlı Seferini izleyen 25 yılboyunca Kudüs Krallığı varlığını sürdü. Mısır’daki Eyyübi Kralı Salaheddin Eyyubî Kudüs’ün düştüğü haberi Avrupa’da geniş yankılar uyandırdı. Papa VIII. Gregorius bir ferman yayınlayarak yeni bir Haçlı Seferi çağrısında bulundu. Mayıs 1189’da o zamana değin bir araya getirilen Haçlı kuvvetlerinin en büyüğünün başında yola çıktı. Bu sefere Alman İmparatoru Frederik Barbaros, Fransa Kralı II. Filip Ogüst ve İngiltere Kralı Arslan Yürekli Rişar katıldılar. Selçukluları yenilgiye uğrattıktan sonra Mayıs 1190 Konya’ya ulaştı. Anadolu Selçuklu Devleti hükümdarı II. Kılıç Arslan Haçlıların transit geçişine izin verdi. Ama bir ay sonra Alman İmparatoru Frederik Tarsus çayında yüzerken boğuldu ve öldü. İmparatorun ölümü Alman ordusunun dağılmasına neden oldu. Kalan Haçlı birlikleri Fransa ve İngiltere kralları önderliğinde Kudüs’e doğru ilerlemeyi sürdürdüler. Önce Kudüs’ü sonra da Şam’ı almayı tasarlıyorlardı. Ancak Selahaddin Eyyübi’yi yenemediler ve başarıla olamayarak ülkelerine geri döndüler. Haçlıların bu seferdeki en büyük kazancı Kıbrıs’ın alınması olmuştu. Ada, bundan sonraki Haçlı Seferlerinde üs olarak kullanıldı.
Dördüncü Haçlı Seferi
Papa III. Innocentius 1198’de IV. Haçlı Seferi için bir ferman yayınladı. Fransız soylusu katılmıştı. Sefere katılacak birliklerin Venedik gemileriyle taşınması kararlaştırıldı. Bunun için Venediklilere belirli bir para ödenecek ve fethedilecek topraklar Fransızlar ile Venedikliler arasında eşit olarak paylaşılacaktı. Ama Haçlıların bir bölümü doğrudan Anadolu’ya gitmeyi yeğlediğinden 1202 yazında Venedik’e gelen Haçlı birlikleri beklenenden küçüktü. Haçlılar Venediklere karşı borçlu durumuna düştü ve bu borcu kapatmak için Macaristan’ın Zara kentinin ele geçirilmesinde Venediklilere yardım etmeye karar verdiler. Kasım 1202’de Zara kenti alınarak Venediklilere verildi. Bundan sonra Venedikliler tarafından, aralarındaki ticarî rekabet yüzünden doğrudan Bizans üzerine yönlendirilen Haçlılar Nisan 1204’de Konstatinopolis’i ele geçirdiler ve yağmaladılar. Bizans İmparatorluğunu yıkıp, yerine Latin İmparatorluğu’nu kurdular. Bizans İmparatorluğu 1261 İznik’te sürdürmek zorunda kalacaktı. Müslümanlara karşı başlatılmasına karşın amacından sapan IV. Haçlı Seferi, Bizans İmparatorluğunun iyice zayıflamasına yol açtı.

Avrupalılar, 1270 yılına kadar dört tane daha Haçlı Seferi düzenledilerse de yeterince başarılı olmadılar.
Haçlı Seferlerinin sonuçları
1- Haçlı Seferleri yüz binlerce Müslüman ve Hıristiyanlık insanın ölümüne neden oldu.
2- Hıristiyanlar başlangıçta başarı elde etseler de esas amaçlarına ulaşamadılar.
3- Avrupa’da bir çok derebeylik. Yıkıldı yerine küçük krallıklar kuruldu. Yani Avrupa’nın siyasal görüntüsü değişti.
4- Bizans İmparatorluğu Haçlı Seferlerinden büyük zarar gördü ve zayıfladı.
5- Avrupalılar Haçlı Seferlerinden ekonomik bakımdan kazançlı çıktılar. Deniz ticareti gelişti. Marsilya, Venedik ve Cenova gibi liman kentleri zenginleşti.
6- Avrupa’da gemi yapımcılığı gelişti.
7- Doğu’dan pusula, kağıt ve barut gibi şeyleri alan Avrupa’nın bilim ve tekniği gelişti.
8- Haçlı Seferleri sonundan papanın ve kilisenin prestiji azaldı.
9- Haçlı Seferleri sayesinde Müslümanlar ve Hıristiyanlar birbirlerini daha yakından tanıma olanağı buldular.


Arkadaşlar konu anlatımlarında değinmediğim bazı noktalar olabilir bu açık uçlu soruları inceleyerek o naktaları öğrenmiş olursunuz..Sizin yararınıza 

1.Ünite Açık Uçlu Çalışma Soruları
1)Balkanların Türk toprağı olduğunu kanıtlayan 1. Muratın şehit edildiği savaş?
Cevap:1.Kosova Savaşı
2)1.Alaeddin Keykubat tarafından kayıların yerleştirildikleri yer?
Cevap: Karacadağ
3)Orhan bey döneminde Bizans’la yapılan savaş?
Cevap:Maltepe Savaşı
4)1.Muratın ölümü sonucu yerine geçen padişah?
Cevap:Yıldırım Bayezit
5)İstanbul’u ilk kez kuşatan Osmanlı padişahı?
Cevap:Yıldırım Bayezit
6)Osmanlı Beyliği kurulduğu sırada Balkanlardaki en güçlü devlet?
Cevap:Macarlar
7)Bizan tarafından yardımlarından dolayı Osmanlı devletine verilen kale?
Cevap:Çimpe Kalesi
8)Osmanlıların Bizan ile yaptığı ilk savaş?
Cevap:Koyunhisar Savaşı
9)Fetret Devrinin anlatınız?
Cevap:1402 ila 1413 yılları aradında Yıldırım Beyazıt’ın oğullaru arasında geçen taht kavgaları ile süren dönemdir.Mehmet Çelebi kardeşleri arasından yaptığı mücadeleyi kazanarak Osmanlı padişahı olmuştur.
10)İlk Osmanlı deniz savaşı hangi devletle yapıldı?
Cevap: Venedik
11)Sancağa çıkmayı anlatınız?
Cevap:16.yy sonlarına kadar şehzadeler 14-15 yaşlarına gelince, Anadolu’daki sancaklara sancakbeyi olarak gönderilirlerdi. Burada lala’nın yanında devlet yönetiminde tecrübe kazanması sağlanırdı.
12)Orhan Bey döneminde yapılan faaliyetler?
Cevapivanı humayün kuruldu.
ilk düzenli ordu(yaya ve müsellem) kuruldu
İlk Osmanlı medresesi açıldı.
13)Topraklarının bir kısmı para karşılığı satın alınan beylik?
Cevap:Hamitoğulları
14)Yıldırım ile Timur arasında 1402 yılında yapılan savaş?
Cevap: Ankara Savaşı
15)1444 yılında Haçlılara karşı kazanılan zafer?
Cevap:Edirne Segedin Anlaşması


2.Üniteyi yayınlamaya başlıyorum arkadaşlar ancak ilk ünite ile ilgili resim veya test gibi metaryalleride yayınlamaya çalışacağım..

2.DÜNYA GÜCÜ OSMANLI DEVLETİ (1453–1600)
FATİH SULTAN MEHMET
Yükselme Devri Padişahları:
Fatih (II.Mehmet), II.Bayezıt, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim, III. Murat
FATİH SULTAN MEHMET DÖNEMİ (1451-1481)
İSTANBUL’UN FETHİ (29 MAYIS 1453):
İSTANBUL’UN FETHİNİ GEREKTİREN SEBEPLER:
1)- Bizans’ın Osmanlı şehzadelerini koruyarak ve kışkırtarak, taht kavgalarına neden olması,
2)- Bizans’ın Osmanlı’ya karşı düzenlenen Haçlı seferlerini teşvik etmesi,
3)- Osmanlı toprak bütünlüğünü bozan bir konumda olması (Osmanlı topraklarıyla çevrili bir ada görünümündeydi. Osmanlı’nın Anadolu’dan Rumeli’ye, Rumeli’den Anadolu’ya geçişi zordu)
4)- İstanbul’un boğaza hakim bir konumda olması ve bu yüzden Karadeniz Akdeniz su yolunun anahtarı konumunda olması.
FATİH’İN FETHİ KOLAYLAŞTIRMAK İÇİN ALDIĞI TEDBİRLER:
1)- Bizans’a denizden gelebilecek yardımı önlemek amacıyla Anadolu Hisarı’nın karşısına Rumeli hisarını yaptırdı.
2)- Bizans’a Balkanlardan gelebilecek muhtemel Haçlı yardımını önlemek için sınır boylarına akıncı birlikleri gönderdi.
3)- Surlara karşılık, Şahi adı verilen büyük toplar döktürdü.
4)- Haliçteki zincire karşılık gemileri karadan yürüterek Haliç’e soktu.
İSTANBUL’UN FETHİNİ KOLAYLAŞTIRAN NEDENLER:
1)- Bizans ordu ve donanmasının zayıf oluşu,
2)- Kuşatma sırasında Avrupa’dan yardım alamaması.
NOT: Bizans kuşatma sırasında sadece Venedik ve Cenevizlilerden yardım alabilmiştir.
NOT: Cenevizliler kuşatma sırasında ticari kaygılarından dolayı hem Osmanlılara, hem de Bizans’a yardım etmişlerdir.
İSTANBUL’UN FETHİNİN DÜNYA TARİHİ BAKIMINDAN SONUÇLARI:
1)- Venedik ve Ceneviz ticareti olumsuz yönde etkilenmiştir.
2)- Bin yıllık Bizans imparatorluğu tarihe karışmıştır.
3)- Ortaçağ kapanmış, Yeniçağ başlamıştır.
4)- İstanbul’dan kaçan Bizans’lı bilim adamları Avrupa’da Rönesans ve reform hareketlerinin başlamasında etkili olmuşlardır.
5)- Feodalite(derebeylik) sistemi çözülmeye başlamıştır.
İSTANBUL’UN FETHİNİN TÜRK TARİHİ BAKIMINDAN SONUÇLARI:
1)- Osmanlı Devleti Yükselme dönemine girmiştir.
2)- Başkent Edirne’den İstanbul’a taşınmıştır.
3)-Osmanlı toprak bütünlüğü sağlanmıştır. Osmanlı’nın Anadolu – Rumeli geçişi kolaylaşmıştır.
4)- Osmanlı toprakları arasında sürekli sorun çıkaran bir fitne yuvası ortadan kaldırılmıştır.
5)- Karadeniz – Akdeniz deniz ticaret yolunun denetimi Osmanlılar’a geçmiştir.
6)- Osmanlı Devleti İslam dünyasında haklı bir şöhret ve itibara kavuşmuştur.
FATİH DÖNEMİ ÖNEMLİ OLAYLARI
1)-BALKANLARDA FETİHLER
a)- Belgrat hariç bütün Sırbıstan fethedildi,
b)- Arnavutluk fethedildi.
c)- Bosna-Hersek fethedildi
d)- Eflak-Boğdan fethedildi.
e)- Mora Yarımadası fethedildi.
2)-DENİZLERDE FETİHLER VE SEFERLER
a)- Bazı Ege adaları alındı. Eğriboz adaları alındı.Rodos (İmroz, Taşoz, Semadirek, Midilli adası kuşatıldı, fakat alınamadı.)
b)- Kırım Hanlığı Osmanlılara bağlandı.
c)- Otranto (İtalya Seferi) yapıldı.
3)- ANADOLU’DA FETİHLER
a)- Cenevizlilerden Amasra alındı
b)- Candaroğullarından Sinop alındı
c)- Karamanoğullarından Konya ve Karaman alındı
d)- Trabzon Rum İmparatorluğuna son verildi.(1461
e)- Otlukbeli Savaşı yapıldı.(1473) (Akkoyunlu Devleti hükümdarı Uzun Hasan ile Fatih Sultan Mehmet arasındaki bu savaşı Osmanlılar kazandı.)
FATİH DÖNEMİNDE YAPILAN FETİHLERİN YORUMU:
Fatih Sultan Mehmet fetihlerini rastgele değil, belirli amaçlar doğrultusunda yapmıştır. Bu amaçları şöyle sıralayabiliriz:
1)- Karadeniz Ticaretine Egemen Olmak,
2)- Anadolu Türk Birliğini sağlamak,
3)- Anadolu’da Faaliyet Gösteren Devletleri Etkisiz Kılmak,
4)- Ege ve Akdeniz Ticaretine Egemen Olmak,
5)- Bizans’ın Yeniden Dirilmesini Önlemek,
6)- Katolik Roma’yı Ele Geçirmek.
1)-KARADENİZ TİCARETİNE SAHİP OLMAK İÇİN YAPILAN FETİHLER:
Bosna-Hersek, Eflak-Boğdan, Cenevizlilerden Amasra’nın alınması, Trabzon Rum İmparatorluğu’nun fethi ve Kırım Hanlığının Osmanlılara bağlanması bu amaçla yapılan fetihlerdir. (Bu yerlerin hepsi Karadeniz kıyısındadır. Böylece Karadeniz bir Türk gölü haline gelmiştir.)
KIRIM HANLIĞININ OSMANLILARA BAĞLANMASI:
Hatırlanacağı gibi Altınorda Devletinin parçalanmasıyla kurulan Türk Hanlıklarından biri de Kırım Hanlığıdır. Fatih döneminde Kırım Hanının ölümü üzerine oğulları arasında taht kavgaları başlamış, Kırım Halkı Fatih’ten yardım istemiştir. Fatih Gedik Ahmet Paşa komutasındaki Osmanlı Donanmasını Kırım’a göndererek bu hanlığı Osmanlılar’a bağlamıştır. Böylelikle:
1- Karadeniz bir Türk gölü haline gelmiştir.
2- Kırım Ordusu Osmanlıların Avrupa’ya yaptığı seferlerde YARDIMCI KUVVET olarak büyük yararlar sağlamıştır.
3- Osmanlı Devleti Kırım Hanlığı sayesinde Orta Asya Türkleriyle temas sağlamıştır.
2)- ANADOLU TÜRK BİRLİĞİNİ SAĞLAMAK İÇİN NELER YAPMIŞTIR?
Candaroğullarından Sinop’u alarak bu beyliğe son vermiştir. Ayrıca Karamanoğullarından Konya ve Karaman’ı alarak büyük ölçüde Anadolu Türk birliğini gerçekleştirmiştir.
3)- ANADOLU’DA FAALİYET GÖSTEREN DEVLETLERİ ETKİSİZ KILMAK İÇİN NELER YAPMIŞTIR?
IV. Haçlı Seferi sırasında 1204 yılında kurulan Trabzon Rum İmparatorluğunu ortadan kaldırdı. Doğu Anadolu’da hakimiyet kurmak isteyen AKKOYUNLU devletini 1473′te Otlukbeli Savaşında yendi.
4)- EGE VE AKDENİZ TİCARETİNE EGEMEN OLMAK İÇİN NERELERİ ALDI?
Venedikliler’in elinde bulunan Ege adalarını (İmroz, Taşoz, Limni,Bozcaada,Semadirek,Midil li,Eğriboz)
aldı. Rodos adası kuşatıldı,ancak alınamadı. Akdeniz’deki Kefolonya, Zanta ve Ayamavra adalarını aldı. Böylece Karadeniz’de faaliyet gösteren Cenevizlilerden sonra, Akdenizde faaliyet gösteren Venedik ticaretine de büyük darbe vurdu.
OSMANLI-VENEDİK DENİZ SAVAŞLARI
Sebepleri: Osmanlıların, İstanbul’u fethetmeleri, Karadeniz ve Ege ticaretini denetimleri altına almalarının Venedik ticaretine darbe vurması.
Sonuç : Venedik donanmasının Osmanlı donanmasından güçlü olmasından dolayı Venedikliler’e karşi bir üstünlük sağlanamamıştır. Fatih olası bir Haçlı ittifakını engellemek amacıyla 1479′da Venedikliler’e ticari ayrıcalıklar vermiştir. NOT: Osmanlı Devletinden ilk ELÇİ bulundurma hakkını ve ilk ticari ayrıcalıkları elde eden devlet Venedik’dir.
5)- FATİH’İN HIRISTIYANLIK MÜCADELESİ NASILDI?
Hırıstiyanlığın iki merkezi vardı. Biri KATOLİKLİĞİN merkezi ROMA(VATİKAN), diğeri de ORTODOKSLUĞUN merkezi İstanbul(FENER) idi.
Fatih İstanbul’u alarak, buradaki Ortodoks cemaati dini inanç ve ibadetinde serbest bırakmış ve tüm Ortodoks Hırıstiyanların koruyuculuğunu üslenmiş, böylece hırıstiyan dünyasındaki MEZHEP BİRLİĞİNİ engellemiştir. (İstanbul’un Fethinden önce Katolik ve Ortodoks mezhepleri birleşmeye çalışıyorlardı.)
Fatih Katoliklerin merkezi Vatikan’ı da(Roma) ele geçirmek istiyordu. Bu yüzden GEDİK AHMET PAŞA komutasındaki Osmanlı donanması İtalya’nın güneyine çıkarma yapmış ve buradaki OTRANTO kalesini ele geçirmiştir. Ancak Fatih’in ölümü İtalya Seferinin yarıda kalmasına sebep olmuştur.
6)- BİZANS’IN YENİDEN DİRİLTİLMESİNİ ÖNLEMEK İÇİN NELER YAPTI?
Bizans hanedan üyelerinin kaçtığı Trabzon Rum imparatorluğuna son verdi,yine Bizans hanedan üyelerinin kaçtığı MORA Yarımadası’nı fethetti.


II. BAYEZIT

ÖNEMLİ OLAYLAR:

1)- Cem Sultan Olayı
2)- Osmanlı-Venedik İlişkileri
3)- Osmanlı-İran İlişkileri ve Şah Kulu İsyanı
4)- Osmanlı-Memlük İlişkileri
5)- Anadolu’da Türk Birliğini Sağlama Çabaları.
1)- CEM SULTAN OLAYI:

Fatih’in ölümüyle oğulları II. Bayezıt ve Cem Sultan arasında taht kavgası başlamış, Cem Sultan Bayezıt’a yenilmiş ve Mısır’daki Memlük Devletine sığınmıştır. Bir süre sonra yeniden Anadolu’ya gelen Cem Sultan tekrar taht mücadelesine girişmiş, ancak yine başarısız olarak, bu defa da Rodos adasına kaçarak, buradaki SAİNT JEAN ŞÖVALYELERİNE sığınmıştı. Şövalyeler Cem’i Papaya teslim etmişler, daha sonra Fransa’ya gönderilen Cem burada ölmüştür.
II. BAYEZIT DÖNEMİNİN ÖZELLİKLERİ:

Cem Sultan’ın Hırıstiyan Avrupa’nın elinde olması, II. Bayezıt döneminde Avrupa’ya karşı Osmanlıların önemli bir sefer geliştirmesini önlemiştir. Bu yüzden II.Bayezıt Dönemi sönük bir devir olmuştur.
CEM OLAYININ OSMANLI DEVLETİNE ETKİLERİ:

1)- Cem’in hırıstiyanların eline geçmesi, batılı devletlerin Osmanlı Devleti’nin iç işlerine karışmasına neden olmuştur.
2)- Osmanlılar’ın batıdaki fetihlerinin durmasına neden olmuştur.
3)- Cem Sultan’ın Memlükler’e sığındığı dönemde bu devlet tarafından padişah gibi karşılanıp, himaye görmesi, Osmanlı-Memlük ilişkilerinin daha da bozulmasına sebep olmuştur.
2)- OSMANLI-VENEDİK İLİŞKİLERİ:

Bu dönemde de Venedikliler’le deniz savaşı yapılmış, Osmanlılar yenilmiştir.
3)- OSMANLI-İRAN İLİŞKİLERİ:

İran’da Akkoyunlu Devleti’nin yerine SAFEVİ DEVLETİ kurulmuştu. Safeviler:
a)- Doğu Anadolu’yu ele geçirmek istiyorlardı.
b)- Anadolu’ya gönderdikleri dervişlerle Şii mezhebini Anadolu’da yaymaya çalışıyorlardı. Safevilerin bu faaliyetleri sonucu 1511 yılında Anadolu’da ŞAH KULU İSYANI çıktı. O sırada Trabzon valisi olan Şehzade SELİM (Yavuz), babası II. Bayezıt’ın Safevi ve şii tehlikesine karşı yeterli önlem almaması üzerine Yeniçerilerin desteğiyle babasını tahttan indirerek padişah oldu.
4)- II. BAYEZIT DÖNEMİNDE OSMANLI MEMLÜK İLİŞKİLERİ:

Osmanlı Memlük ilişkilerinin bozulma sebepleri:
a)- Fatih Döneminde Hicaz su yolları meselesi. (Fatih Memlük Sultanına Mekke yolunda gerekli önlemlerin alınarak hacıların rahatça seyahat etmelerinin sağlanmasını rica etmişti. Ancak Memlükler bu isteği iç işlerine karışma şeklinde yorumlamışlardı.)
b)- Memlükler’in Cem Sultan’ı himaye etmeleri,
c)- Osmanlı Devleti ile Memlük Devleti arasında yeralan Güneydoğu Anadolu’daki Dulkadiroğulları
Beyliği yüzünden iki devletin çekişmesi.
SONUÇ: Osmanlı Devleti ile Memlükler arasında 8 yıl süren savaş yaşandı. Bu savaş süresince iki taraf birbirlerine karşı üstünlük sağlayamadılar.
5)- KARAMANOĞULLARI BEYLİĞİNE SON VERİLMESİ:

II. Bayezıt döneminde Cem olayına karıştığı için bu beylik kesin olarak ortadan kaldırıldı.

 


YAVUZ SULTAN SELİM

Babası II. Bayezıt’ın doğudaki Safevi tehlikesine karşı önlem almaması üzerine, Yavuz Sultan Selim yeniçerilerin desteğiyle babasını tahttan indirerek padişah oldu.

NOT: Bu olay Yeniçerilerin bir şehzadenin tahta geçmesinde doğrudan rol oynadıkları ilk gelişmedir.
YAVUZ DÖNEMİNİN ÖNEMLİ OLAYLARI:

1)- Şehzadeler Sorunu
2)- İran Seferi ve Çaldıran Savaşı(1514)
3)- Turnadağ savaşı(1515)
4)- Mısır Seferi(Memlük Seferi)

1)- ŞEHZADELER SORUNU:

Yavuz Sultan Selim babasının yerine tahta geçtikten sonra, ağabeyleri Ahmet ve Korkut’un tahtı ele geçirmelerini engellemek amacıyla Fatih Kanunnamesine dayanarak şehzadeleri etkisiz hale getirdi.

NOT: Böylece Yavuz, Cem olayına benzer bir olayın yaşanması ve Avrupanın işe karışmasını engellemiş oldu.
2)- İRAN SEFERİ VE ÇALDIRAN SAVAŞI(1514)

Sebep: Safevilerin Doğu Anadolu’yu ele geçirmek istemeleri ve Şiilik propagandası yapmaları.
Savaş: 1514 yılında Safevi Devleti hükümdarı ŞAH İSMAİL ile Osmanlı Hükümdarı YAVUZ arasında ÇALDIRAN ovasında yapıldı. Savaşı Osmanlılar kazandı.
Önemi: Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da şiilik tehlikesi ortadan kalktı.
3)- TURNADAĞ SAVAŞI(1515)

Bu savaşla Anadolu Beyliklerinin (Dulkadir ve Ramazanoğulları) siyasi varlığı kesin olarak sona erdi. Böylece Anadolu Türk Birliği sağlandı.
4)- MISIR SEFERİ (MEMLÜK SEFERİ)

Sebepleri:
a)- Fatih döneminde başlayan Hicaz su yolları meselesi
b)- Memlüklerin Cem Sultan’ı himaye etmeleri
c)- Osmanlılar ile Memlükler arasında Dulkadiroğulları yüzünden çekişme.
d)- Memlüklerin Şah İsmail ile ittifak kurmaları.
e)- Yavuz’un Memlük topraklarını ele geçirerek BAHARAT yolunu denetim altına almak istemesi.
f)- Her iki devletinde Türk-İslam dünyasının lideri olma mücadelesi.
Savaşlar: Yavuz Sultan Selim 1516′ da MERCİDABIK Savaşında Memlük ordusunu yenerek Suriye ve Filistin topraklarına sahip oldu.1517′de RİDANİYE Savaşında Memlük ordusunu ikinci kez yenerek, bu devleti ortadan kaldırdı.Mısır toprakları Osmanlılara katıldı.
MISIR SEFERİNİN SONUÇLARI:

1)- Memlük Devletinin ortadan kalkmasıyla bu devletin toprakları Osmanlılara katıldı. ( Suriye, Filistin, Hicaz, Mısır)
2)- Baharat yolunun denetimi Osmanlı Devletine geçti.
3)- Halifelik ve İslam’ın kutsal emanetleri Osmanlılara geçti. (Böylece Osmanlı Devleti İslam Dünyasının Lideri oldu.)
4)- Venedikliler Kıbrıs Adası için Memlüklere verdikleri vergiyi Osmanlılara vermeye başladılar.

NOT: Osmanlı Devleti Baharat yolundan beklenen ticari kazancı elde edemedi. Çünkü Avrupalıların Ümit Burnu’nu bulmalarıyla Coğrafi yollar değişmiştir.
NOT: Yavuz’un İran ve Mısır seferleri sonucunda burada bulunan kültürel eserler ile bilim adamları ve sanatçılar İstanbul’a getirilmiş, böylece Osmanlı Kültüründe doğunun etkisi artmıştır.
YAVUZ SULTAN SELİM’İN DOĞU SİYASETİ:

Yavuz Sultan Selim’in amacı bütün Türkleri ve müslümanları tek bayrak altına toplayarak Türk-İslam birliğini sağlamaktı.

 

 

 

 

 


KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN

Yavuz Sultan Selim’in Şark Çıbanı hastalığından ölmesi üzerine oğlu I. Süleyman herhangi bir taht kavgasına girmeden padişah olmuştur. Çünkü Yavuz’un hayattaki tek oğluydu.

DÖNEMİN OLAYLARI VE ÖZELLİKLERİ

A)- İÇ İSYANLAR:

1)- CANBERDİ GAZALİ İSYANI: Yavuz tarafından Suriye Valiliğine atanan eski Memlük komutanlarından Canberdi Gazali, Yavuz’un ölümünü fırsat bilerek ayaklanmış ve ortadan kaldırılmıştır.
2)- AHMET PAŞA İSYANI: Kanuni tarafından Mısır’a vali olarak gönderilen Ahmet Paşa ayaklanmış ve ortadan kaldırılmıştır.
NOT: Bu iki isyan Memlük Devletini yeniden kurmak amacıyla ortaya çıkmıştır.
3)- BABA ZÜNNUN İSYANI: Yozgat’da arazi meselesinden çıkmış gibi gösterilen bir Şii ayaklanmasıdır
4)- KALENDEROĞLU İSYANI: Konya’da Hacı Bektaş-ı Veli soyundan geldiğini ileri süren Kalenderoğlu tarafından çıkarılmış bir şii ayaklanmasıdır.
B)- AVRUPA İLE İLİŞKİLER (MACAR,AVUSTURYA,ALMANYA)

1)- BELGRAT’IN ALINMASI(1521):

Macarlar’dan Belgrat’ın alınmasıyla Orta Avrupa’nın kapıları Osmanlılar’a açıldı.
2)- RODOS ADASININ FETHİ(1522):

Rodos Sain Jean Şövalyelerinin elinde buluyordu. Şövalyeler Akdeniz’deki Türk ticaret gemilerine büyük zararlar veriyorlardı. Bu adanın alınmasıyla bu tehdit ortadan kalktı.
3)- MOHAÇ MEYDAN SAVAŞI(1526):

AÇIKLAMA: Bu sırada Avrupa’da Kutsal Roma Germen İmparatorluğu(Alman İmp.) ve başında da ŞARLKEN bulunmaktaydı. Şarlken Avrupa birliğini sağlamak amacıyla İspanya’yı ele geçirmiş, Fransa Kralı Fransuva’yı esir almıştı. Fransuva’nın annesinin isteği üzerine, Kanuni Fransa’ya destek olmak için II. Macaristan seferine çıktı ve Macarları Mohaç ovasında yendi.
Mohaç Meydan Savaşı: Macar ordusuyla yapılan savaşı Osmanlı Devleti kazandı. (1526)
Önemi: Bu zaferle Macaristan Osmanlı devletine bağlandı.
NOT: Kanuni Macaristan’ı Osmanlı topraklarına katmamış, himaye altına almıştır. Bunun nedeni Osmanlıların Kutsal Roma Germen İmparatorluğu ile Osmanlı Devleti arasında bir tampon bölge oluşturmak istemesidir.
4)- I. VİYANA KUŞATMASI(1529):

Bu sırada Avusturya’nın başında Şarlken’in kardeşi FERDİNAND bulunmaktaydı. Ferdinand Osmanlı himayesindeki Macaristan’a saldırınca Kanuni Sultan Süleyman harekete geçerek Viyana’yı kuşattı.
Ancak,
a)- Kış mevsiminin yaklaşması,
b)- Ağır topların getirilmeyişi,
c)- Erzağın yetersiz oluşu… gibi sebeplerle kuşatmayı kaldırarak İstanbul’a geri döndü.
5)- ALMANYA SEFERİ(1532)

Sebebi: Avusturya Kralı Ferdinand’ın Kanuni’nin İstanbul’a geri dönmesinden sonra tekrar Macaristan’a saldırması.
Sefer: Kanuni Ferdinand ve Şarlkenle bir meydan savaşı yapmak umuduyla Almanya içlerine kadar ilerledi. Ancak Şarlken ve Ferdinand karşısına çıkma cesareti gösteremeyince İstanbul’a döndü.
İSTANBUL ANTLAŞMASI(1533):

Ferdinand’ın barış isteği üzerine İLK Osmanlı-Avusturya Antlaşması İstanbul’da imzalandı(1533).
Maddeleri:
1- Avusturya kralı protokol bakımından Osmanlı sadraz***** denk olacak.
2- Avusturya elinde tuttuğu Macar toprakları için Osmanlılar’a vergi verecek.
Önemi: Bu antlaşma Osmanlı Devleti’nin Orta Avrupa’daki üstünlüğünün bir kanıtıdır.
NOT: Bu üstünlük 1606 yılında yine Osmanlı Devleti ve Avusturya arasunda imzalanacak olan ZİTVATOROK antlaşmasıyla sona erecektir.
6)- OSMANLI-FRANSIZ İLİŞKİLERİ VE KAPİTÜLASYONLAR (1535)

İlk Osmanlı-Fransız ilişkisi Fransa kralı I. Fransuva’nın Almanya İmparatoru (Kutsal Roma Germen) Şarlken ile yaptığı savaşta esir düşmesiyle başlamıştı. Bunun üzerine Fransuva’nın annesi dönemin en güçlü devleti Osmanlı Devletinden yardım istemişti(1525). Bunun üzerine Kanuni Macaristan seferine çıkarak Mohaç’da Macarları yenmiş, sonrada Avusturya ve Almanya seferlerine çıkmıştı.
Kapitülasyonlar: Ticaret,hukuk, gümrük gibi alanlarda devletlerin birbirlerine tanıdıklar imtiyazlardır.
Kanuni Sultan Süleyman 1535′de Fransızlar’la KAPİTÜLASYON antlaşması imzalamıştır.
KAPİTÜLASYONLARLA İLGİLİ ÖNEMLİ NOTLAR:

1)- İlk ticari ayrıcalıklar Fatih döneminde Venediklilere verilmiştir.
2)- Kanuni’nin Fransızlarla kapitülasyon antlaşması yapmasının nedeni, Şarlken’e karşı Fransa’yı güçlü kılarak, Avrupa hırıstiyan birliğinin oluşmasını önlemekti.
3)- Bu antlaşma süresiz değildi. İki hükümdarın yaşadığı dönemde geçerli olacaktı. Ancak Kanuni’nin ölümünden sonra Fransızlar’ın isteğiyle 5 kez yenilenmiş ve I. Mahmut döneminde 1740′da sürekli hale getirilmiştir.
4)- Devletin gücünü koruduğu dönemlerde önemli bir sorun yaratmayan kapitülasyonlar, devletin gücünün azalmasına paralel olarak ve Avrupa’da sanayinin gelişmesiyle önemli bir sorun olmuştur.
5)- Başlangıçta sadece Fransızlar’a verilen bu haklar genişletilerek, diğer Avrupa devletlerine de verilmiştir.
6)- 1923 Lozan Antlaşmasıyla Kapitülasyonlar tamamen kaldırılmıştır.
C)- DENİZLERDE GELİŞMELER:

1)- RODOS ADASININ FETHİ(1522):

Rodos Sain Jean Şövalyelerinin elinde buluyordu. Şövalyeler Akdeniz’deki Türk ticaret gemilerine büyük zararlar veriyorlardı. Bu adanın alınmasıyla bu tehdit ortadan kalktı.
2)- BARBAROS HAYRETTİN PAŞA’NIN OSMANLI HİZMETİNE GİRMESİ :

Barbaros Akdeniz’de faaliyet gösteren bir Türk korsanı idi. Kuzey Afrika’da başarılar kazanmış ve Osmanlılardan aldığı destek kuvvetlerle CEZAYİR’e sahip olmuştu. Osmanlı Donanması, kara ordusu kadar güçlü değildi. Bu yüzden Kanuni Sultan Süleyman Barbaros’u Osmanlı Hizmetine girmeye çağırdı. Barbaros’un bu teklifi kabul etmesiyle Osmanlı donanması güçlenirken, Cezayir de Osmanlı topraklarına katılmış oldu.
3)- PREVEZE DENİZ SAVAŞI(1538):

Barbaros Hayrettin Paşa komutasındaki Osmanlı donanmasıyla, Andrea Dorya komutasındaki Haçlı donanması arasında yapılan bu deniz savaşını Osmanlı Devleti kazandı.
Önemi: Preveze deniz zaferiyle Akdenizdeki Osmanlı Egemenliği kesinlik kazanmış, Akdeniz bir Türk gölü haline gelmiştir.
4)- NİCE(NİS) KUŞATMASI:

Bu arada Fransa ile Şarlken arasında savaşlar devam ediyordu. Barbaros Fransa’ya yardım amacıyla Fransız donanmasıyla birleşerek Nis’i kuşattı ve kaleyi ele geçirdi.
5)- TRABLUSGARP’IN ALINMASI(1551):


II.SELİM

SOKULLU MEHMET PAŞA :

AÇIKLAMA: Kanuni’nin son iki yılında sadrazam olan Sokollu Mehmet Paşa, bu görevine II.Selim ve III.Murat zamanlarında da devam ettiğinden, 1564-1579 yılları arasındaki döneme Sokullu Mehmet Paşa Devri” denir. Sokollu’nun 1579′da ölümüyle Osmanlı Devleti’nin Yükselme Devri sona ermiş sayılır.
1)- SAKIZ ADASININ FETHİ(1566):

Batı Anadolu kıyısında bulunan bu ada Cenevizlilerin elinde bulunuyordu. Kaptan-ı Derya Piyale Paşa komutasındaki donanma 1566 yılında Sakız Adasını fethetti.
Önemi: Batı anadolu kıyılarının güvenliği sağlandı ve Cenevizli korsanlara darbe indirilmiş oldu.
SULTAN II.SELİM

2)- KIBRIS’IN FETHİ(1571):

Sebebi: Venediklilerin elinde bulunan bu ada Mısır-Suriye-Anadolu deniz yolu üzerine bulunuyordu. Osmanlıların Doğu Akdeniz’e tam hakim olabilmeleri ve Nısır-Suriye deniz yolunu güven altına almaları için bu adayı fethetmeleri gerekiyordu.
Fetih: Piyale Paşa komutasındaki Osmanlı donanması ve vezir Lala Mustafa paşa komutasındaki Osmanlı Ordusu 1570′de adaya çıktı. 1571′de Kıbrıs fethedildi.
Önemi: Kıbrıs’ın fethiyle, Suriye-Mısır-Anadolu deniz yolu güvenlik altına alındı. Osmanlıların doğu Akdeniz deniz ticaret yolunun tam olarak kontrolünü sağladılar.
3)- İNEBAHTI DENİZ SAVAŞI(1571):

Sebep: Osmanlıların Kıbrıs’ı almaları üzerine Avrupa Devletlerinin bir haçlı donanması hazırlayarak harekete geçmeleri.
Savaş: Don Juan komutasındaki haçlı donanması ile Kaptan-Derya Müezzinzade Ali Paşa komutasında Osmanlı donanması arasında İnebahtı Körfezinde gerçekleşen deniz savaşında Osmanlılar ağır bir yenilgiye uğradı. Sadece Uluç Ali Paşa(Kılıç Ali Paşa) komutasındaki gemiler İstanbul’a geri dönebildi.
Önemi: Osmanlı Devleti bu ağır yenilgiye rağmen kısa zamanda yeni bir donanma oluşturarak, Akdeniz’e açıldı. Yeniden Akdenizde üstünlüğü ele geçirdi.
4)- TUNUS’UN FETHİ(1574):

Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa komutasındaki kuvvetler 1574′de İspanyolların elindeki Tunus’u fethettiler.
5)-DON-VOLGA KANALI PROJESİ:

Sokollu Mehmet Paşa Karadeniz’e dökülen Don nehri ile Hazar denizine dökülen Volga nehirleri arasında bir kanal açarak iki denizi birleştirmeyi düşündü.
Böylelikle:
1)- Ruslar’ın Karadeniz’e girmeleri engellenecek,
2)- İran kuzeyden de kontrol edilecek,
3)- Orta asya Türklerine erişilebilecekti.
SONUÇ: Kanalın ancak üçte biri kazılabildi. Rusların saldırıları, Kırım hanının isteksiz kalması gibi nedenlerle proje gerçekleştirilemedi.”’


YENİ BULUŞLAR ve SONUÇLARI

1. Barut’un Ateşli Silahlarda Kullanılması

Barut çok eskiden beri Çinliler tarafından biliniyordu. Ancak Çinliler barutu yalnızca eğlencelerde havaî fişek olarak kullanıyorlardı. Barut daha sonraki dönemlerde Türkler ve Müslüman Araplar tarafından kullanılmaya başlandı. Haçlı Seferleri sırasında Avrupalılar tarafından öğrenilerek Batıya aktarıldı. Barut ilk kez XIV. yüzyılda ateşli silahlarda kullanılmaya başlanmıştır. Bu yüzyılda ilk top örnekleri ve kurşun atan tüfekler icad olundu.

Fakat topun en etkili şekilde kullanılması Osmanlılar tarafından İstanbul’un fethi sırasında gerçekleşmiştir. Fatih’in yaptırdığı devasa toplar dünyanın en sağlam surları olan Bizans surlarını yıkmış ve İstanbul fethedilmiştir. Fatih’in kullandığı topların surları yıkıcı etkisini gören Avrupalı krallar, bunları yerel idareciler olan derebeylere karşı kullandılar.

Böylece Orta Çağ boyunca süre gelen feodalite rejimi toplar sayesinde ortadan kaldırılmış, krallar derebeylerin şatolarını toplar sayesinde yıkarak mutlak krallıklarını güçlendirmişlerdir.
2. Kâğıt ve Matbaanın Kullanılması

Orta Çağ’ın başlarında Avrupa’da kâğıt üretilmiyordu. Yazı genellikle tahta, taş ve kil gibi levhalar üzerine yazılıyordu. Aynı dönemde Çinliler ve Türkler ipek ve pamuktan kâğıt yapmasını biliyorlardı. Ancak Avrupa’da ipek ve pamuk az bulunduğundan kâğıt yapımı çok pahalıya mal oluyordu. Daha sonraları Avrupalılar paçavra ve selülozdan kâğıt yapmayı başardılar. Bu durum kâğıt imalâtını ucuzlatmıştır.

Matbaaya benzeyen aletleri ilk olarak Çinliler ve Uygur Türkleri kullanmışlardır. Ancak bugünkü anlamda modern matbaanın ilk mucidi Alman Jan Gutenberg’dir. Jan Gutenberg antinom ile kurşunu karıştırarak yeni bir alaşım meydana getirdi ve bununla madenî harfler dökerek matbaayı buldu (1450).

Avrupa’da matbaanın bulunması ve kâğıdın çok ucuza mal edilmesi önemli gelişmelere yol açmıştır.

Bu gelişmeler şunlardır:

1. Daha önceleri elle yazılan ve pahalıya mal olan kitaplar, bu alandaki gelişmeler sonucunda ucuzladı. Halk kitap okuma imkânını elde etti.
2. Avrupa’da okuma ve yazma oranı yükseldi.
3. Yazılı eserlerin çoğalmasıyla bilim ve kültür hızla yayıldı.
4. İnsanların kültür seviyelerinin artması hayata bakış açılarını olumlu yönde değiştirdi.
5. Bu olumlu gelişmeler bir süre sonra Avrupa’da büyük fikir hareketleri olan hümanizma, Rönesans ve Reformun doğmasına yol açmıştır.
3. Pusulanın Kullanılması ve Geliştirilmesi

Pusula görünüşte çok basit bir alet olmasına rağmen, sebep olduğu gelişmeler bakımından çok önemli sonuçlar doğurmuştur. Önceleri Çinliler tarafından kullanılan pusula, Araplar sayesinde Avrupa’ya taşınmıştır. Önceleri yönlerini kaybetme korkusuyla okyanuslara açılamayan denizciler, pusulanın kullanılmasından sonra cesurca okyanuslara açılmaya başladılar. Özellikle Kristof Kolomb’un, pusulanın sapma açısını düzeltmesiyle okyanuslarda seyahat daha güvenilir hâle gelmiştir.

Pusulanın kullanılması gemicilik sanatının da ilerlemesine neden oldu. Daha önceleri kullanılan küçük çaplı Galer ve Nef adı verilen gemiler geliştirilerek okyanuslara dayanıklı, 30 metre uzunluğunda, 3 direkli 5 yelkenli ve saatte 10 kilometre hız yapabilen Karavel adı verilen gemiler yapılmıştır. Pusulanın kullanılması ve gemicilik sanatının ilerlemesinin en önemli sonucu XV. yüzyılın sonlarına doğru gerçekleşen Büyük Coğrafî Keşif Hareketleri olmuştur. Coğrafî Keşifler sonucunda dünyanın daha önceleri bilinmeyen diğer yarısı da keşfedilmiştir (Amerika, Antartika, Avustralya, Afrika’nın güneyi … vb.)


COĞRAFÎ KEŞİFLER ve SONUÇLARI

Doğudan başlayan ticaret yolları yüzyıllarca Avrupa’nın çeşitli ihtiyaçlarını karşılamada can damarı olmuştur. Özellikle bunlardan en önemlileri olan İpek ve Baharat yollarının Osmanlı Devleti’nin eline geçmesi, Avrupalıları yeni yollar aramaya sevk etti. Orta Çağ’ın sonuna kadar dünyanın pek çok yeri bilinmiyordu. İşte bu yeni yollar arama girişimleri sırasında pek çok yer ilk kez keşfedildi ve yeni ticaret yollan bulundu. Yeni Çağ’ın başlarında meydana gelen bu keşif olaylarına Coğrafî Keşifler adı verilir.

a. Ticaret yollarının Müslümanların eline geçmesi: Çin’den başlayan İpek Yolu, Hazar Denizi’nde iki kola ayrılıyor, kuzey kolu Kırım limanlarında son bulurken güney kolu Karadeniz kıyılarından İstanbul’a ulaşıyordu.
Diğer önemli bir yol olan Baharat Yolu ise Hindistan’dan başlıyor ve kuzeyde Suriye limanlarında, güneyde ise İskenderiye’de son buluyordu. Özellikle denizci İtalyan devletleri bu limanlardan aldıkları malları Avrupa’ya satıyorlardı. Bu yolların tamamının Osmanlı denetimine girmesi ve bir kaç el değiştiren malların pahalıya mal olması Avrupalıları yeni yollar aramaya sevketmiştir.

b. Coğrafya bilgisinin ilerlemesi: Orta Çağ’da Avrupalıların dünya hakkındaki bilgileri çok azdı. Avrupalılar, dünyayı tepsi gibi düz zannediyorlardı. Ortasında Kudüs’ün bulunduğuna inandıkları dünyanın kuzeyi buzlarla, güneyi ise kaynar sularla kaplıydı. Batıda sonsuz bir deniz, doğuda da Kaf dağları (Kafkas dağları) nın bulunduğuna ve onun ötesinde cinlerin yaşadığına inanırlardı. Özellikle Haçlı Seferleri ve daha sonraki ilişkiler ve seyyahların gezi notlarının incelenmesi sonrasında, Avrupalıların dünya hakkındaki bilgileri artmış, boş inançlar yıkılmıştır.
Özellikle Venedikli seyyah Marco Polo doğu üzerine Çin’e kadar büyük bir seyehat yaptı (1271 – 1295). Bu seyahati sırasında yazdığı, doğu ülkelerinin hem zenginliklerini, hem de coğrafyasını anlattığı Garibeler Kitabı adlı eseri, Avrupalılar üzerinde büyük etkiler meydana getirmiştir.

c. Pusulanın geliştirilmesi: İlk kez Çinliler tarafından icat edilen pusula, Haçlı Seferleri sırasında Avrupa’ya geçmiştir. Kristof Kolomb’un pusulanın sapma açısını düzeltmesiyle artık yönlerini kaybetme korkusundan kurtulan Avrupalılar, okyanuslara daha rahat ve korkusuzca açılmaya başladılar.

d. Gemicilik sanatındaki ilerlemeler: Eskiden kullanılan kadırgaların geliştirilerek 30 metre uzunluğunda, üç direkli beş yelkenli ve okyanuslara daha dayanıklı Karavel tipi gemilerin yapılması okyanuslara açılmada insanların cesaretini artırdı.

e. Efsane ve hurafelere inanmayan cesur gemicilerin yetişmesi: Orta Çağ’da Avrupalılar, Atlas okyanusunun içinde gemileri çeken çok büyük girdapların olduğu ve bu sularda dolaşan gemicilerin zenciye dönüşecekleri gibi hurafelere inanırlardı. Ancak doğu ile olan ilişkiler ve coğrafya bilgisinin ilerlemesi bu gibi inançların yıkılmasına neden olmuştur.
Keşifler

• Portekizli Bartelmi Dias Afrika’nın güney ucuna ulaşarak Ümit Burnu’nu buldu (1487).
• İspanyol asıllı Kristof Kolomb, İspanya’nın Palas limanından hareket edip Atlas Okyanusu’nu aşarak Amerika Kıtası’nı buldu (1492). Ancak burasını Hindistan zannettiğinden batısındaki Bahama takımadalarına Batı Hint Adaları, halkına da Hintliler adını verdi. Daha sonraları Amerika Kıtası’na üç sefer daha yaparak kıtanın orta ve güney kesimlerini de keşfetti. Ancak yeni bir kıta keşfettiğini anlayamadan öldü.
• Portekizli Vasko do Gama Ümit Burnu’nu dolaşarak Hindistan’a vardı (1498).
• Bu tarihten itibaren Portekizliler Hint Okyanusu’na hâkim olmaya başladılar. Böylece Hindistan’dan gelerek Süveyş’te sona eren Baharat Yolu yön değiştirerek Ümit Burnu Yolu hâline geldi ve Portekiz egemenliğine girdi. Bu gelişme Hint sularında Osmanlı – Portekiz mücadelesini başlatmıştır.
• Kristof Kolomb’un ölümünden kısa bir süre sonra İtalyan gemici Ameriko Vespuçi, Amerika’nın Hindistan değil yeni bir kıta olduğunu dünyaya ilân etti ve kıtaya onun adı verildi Amerika (1507).
• 1519′da Portekiz asıllı Macellan tarafından başlatılan batıya seyahat Del Kano tarafından tamamlanarak (1522) dünyanın yuvarlak olduğu ilk kez ispatlanmıştır.
• Başlangıçta Portekizliler ve İspanyollar tarafından başlatılan Coğrafî Keşifler, özellikle İngilizler, Fransızlar ve Hollandalılar tarafından tamamlanmıştır.
Coğrafi Keşifler’in sonuçları

• Hristiyanlık yayıldı. Buna karşılık dünyanın düz olduğu gibi pek çok yanlış bilgi aktaran din adamlarına olan güven azaldı.
• Keşfedilen yerlerde yetişen domates, vanilya, patates, tütün, kakao gibi bitki türleri ile Avrupalılar ilk kez tanıştı.
• Avrupalıların, keşfettikleri yerleri sömürgeleştirmesiyle Sömürgecilik Dönemi başladı.
• Keşifler, ticaret yollarının değişmesine neden oldu. Hint Deniz Yolu’nun bulunmasından ve Amerika’nın keşfinden sonra Akdeniz limanları ile Baharat ve İpek Yolu eski önemini kaybederken Hint Okyanusu kıyısındaki limanlar önem kazandı.
• Yeni keşfedilen ülkelerde bol miktarda bulunan altın ve gümüş gibi değerli madenler Avrupa’ya getirildi. Avrupa’da ticaretle uğraşan kişiler (Burjuva sınıfı) zenginleşti. Tüccarların, soyluların ellerinde bulunan toprakları satın almalarıyla soylular eski güçlerini kaybettiler.
• Keşfedilen yerlere, özellikle Amerika’ya Avrupa’dan pek çok insan göç etti. Avrupa kültür ve uygarlığı yeni yayılma alanları buldu.
• Amerika’nın eski bir medeniyet merkezi olduğu öğrenildi.
• Zenginleşen Avrupalılar, kültür ve sanat hareketlerini desteklediler. Böylece, Avrupa’da Rönesans’ın doğmasına ortam hazırlamış oldu.
• Coğrafî Keşiflerle ticaret yollarının değişmesi sonucunda Osmanlı Devleti ekonomik yönden büyük gelir kaybına uğradı.


RÖNESANS

XV. yüzyılın sonlarıyla XVI. yüzyılın ilk yarısında önce İtalya’da başlayan ve ardından Fransa, Almanya, İngiltere ve diğer Avrupa ülkelerinde görülen edebiyat, güzel sanatlar (resim, mimarlık, heykeltraşlık … vb), bilim ve teknik alanında görülen gelişmelere Rönesans adı verilir.
Rönesans’ın Nedenleri

1. Matbaanın bulunması ve bu sayede yeni buluş ve düşüncelerin her tarafa kolayca yayılması,
2. Büyük Coğrafî Keşifler sayesinde Avrupa’nın zenginleşmesi ve Avrupa’da sanattan ve edebiyattan zevk alan zengin ve üstün bir sınıfın ortaya çıkması,
3. XV. ve XVI. yüzyıllarda pek çok dahî insanların yetişmesi ve bunların çalışmalarını birleştirmeleri,
4. Orta Çağ’dan beri gelişmekte olan güzel sanatların XV. ve XVI. yüzyıllarda Avrupa’da olgunlaşması etkili olmuştur.
Rönesans’ın İtalya’da Başlamasının Nedenleri

a. İtalya’nın coğrafî önemi: İtalya’nın, coğrafî konumu nedeniyle doğu ve batı ülkeleri arasında aracı olması ve doğunun ürünlerini batıya taşıyan başlıca devlet olması İtalya’yı ekonomik yönden zenginleştirirken kültürel bakımdan da geliştirmiştir.
b. Ekonomik durumun iyiliği: Özellikle Haçlı Seferleri’nden sonra Akdeniz ticareti İtalyan prensliklerinin eline geçmişti. Doğudan İpek ve Baharat yollarıyla gelen mallar, İtalyan prensliklerince batıya taşınıyordu.
Bu durum İtalya’nın diğer Avrupa ülkelerinden daha önce zenginleşmesini sağlamıştır.
c. İtalya’nın tarihsel önemi: İtalya tarihsel önemi itibariyle eski Yunan, Roma ve Hellen medeniyetinin merkezi durumundaydı. Nitekim özellikle sanat ve düşüncede Rönesans, öncelikle bu eserlerin incelenmesiyle başlamıştır.
Özellikle Dante, Makyavel, Leonardo da Vinci, Rafael, Mikelanj ve Petrark Rönesans’ın İtalya’daki öncülüğünü yaptılar.
İtalya ‘da Rönesans Hareketleri :

1. Edebiyat Alanında: İtalya’da Rönesans hareketleri, Hümanizma ile başlamıştır. (Antikite edebiyatının incelenmesidir.) Yunanca, Latince ve İbranice metinler, Eflatun, Napoli, Yeni,Roma Akademilerinde incelenmiştir. Hümanizmanın öncüleri , Dante, Petrark, ***açius’ dur. ( XIV.yy)
XV. ve XVI. yy.da, Makyavel, Gişarden, Ariyosto ve Tosso, Hümanizmanın önde gelen isimleridir.

2. Güzel Sanatlar Alanında :
a. Resim : Anatomi Biliminin gelişmesi, perspektifin incelenmesi, insan vücuduna ve güzelliğe değer verilmesiyle resimde Rönesans doğmuştur. İtalya’da zamanla üç resim okulu oluşmuştur. Venedik Okulu , daha çok, manzara resmi yapmışlardır. ( Paysagiste) en önemli temsilcisi Tisiyen’ dir. Floransa Okulu , İnsan vücuduna, perspektif ve Anatomi’ye değer vermişlerdir. Temsilcilerinden Ciyoto, İtalyan resmini, Bizans etkisinden kurtarmış ve resimde Rönesans’ın doğmasını sağlamıştır. Önemli temsilcileri, Leonardo da Vinci , Mikel Anj ( Mikelancelo ) dır. Roma Okulu , Dini konuları işlemişlerdir.En önemli temsilcisi Rafeal ( Rafeal Sanzino ) dir.

b. Mimarlık , Rönesans devrinin mimarları, ortaçağ mimarisi olan Gotik tarzını terk etmişler ve yeni bir mimari üslup oluşturmuşlardır. En önemli temsilcileri Bramant ve Mikel Anj dır.

c. Heykeltıraşlık : Antik dönem heykellerinin incelenmesi ve kopya edilmesiyle heykeltıraşlık gelişmiştir. En önemli temsilcileri , Donatello, Giberti, Mikel Anj dır.
Rönesans Hareketlerinin Diğer Avrupa Ülkelerine Yayılması :

İtalya’ da başlayan Hümanizma ve Rönesans hareketleri, İtalya’nın Din ve Kültür merkezi oluşundan ve İtalya’nın Fransa,İspanya ve Almanya arasında paylaşılamaması nedeniyle çıkan İtalya Savaşlarının etkisiyle, batı Avrupa’ya yayılmıştır.

Fransa’da Rönesans : Kralların etkisi ve çalışmalarıyla başlamıştır. Önemli temsilcileri , Rable ( Rabelais ), Ronsar ( Ronsard ), Montaigne Hümanizmada. Piyer Lesko, Jan Bülan mimaride, Jan Gojon heykeltıraşlıkta, Fransuva Klue resimde.

İngiltere’ de : En önemli temsilcisi, Hamlet-Otello-Romeo ve Jülyet’in yazarı Şekspir ( Shakespeare) dir.

İspanya’ da : Don Kişot ‘un yazarı Cervantes

Hollanda’ da : Ressam Rambrand

Almanya’da : Erasmus, Röklen, Alber Dürer,
Rönesans’ın Sonuçları

o Orta Çağ’ın skolastik kilise düşüncesi yıkılırken yerine serbest ve bilimsel düşünce doğdu.
o Hristiyanlığın sanat ve düşünce üzerindeki baskısı sona erdi.
o Bilim sanat ve edebiyatta pek çok yeni eserler verildi.
o Reform hareketine zemin hazırlandı.
o Avrupa’da bilimsel gelişmelerin önü açıldı.


REFORM

Başlangıçta bütün Hristiyanlar bir tek merkeze yani Vatikan’a bağlıydılar. Ancak Bizans Kilisesi’yle Vatikan arasında zamanla ayrılıklar çıktı ve 1054 tarihinde Hristiyanlar ikiye ayrıldılar.
Vatikan’a (Papa’ya) bağlı olanlara ve büyük çoğunluğu oluşturanlara Katolik ler adı verilirken İstanbul Kilisesi’ne (Patrik’e) bağlı olanlara ise Ortodoks lar adı verilmiştir.
Ancak XVI. yüzyıla gelindiğinde Katolik Mezhebi kendi içerisinde tekrar parçalanmaya ve yeni mezhepler doğmaya başladı. Avrupa’daki bu gelişmeye Reform adı verilir.

Reform’un Nedenleri

a. Rönesans’ın etkisi: Haçlı Seferleriyle ilk kez prestij kaybına yarayan Katolik Kilisesi, Coğrafî Keşifler ve özellikle de Rönesans hareketleri ile büyük darbeler yemiştir. Pek çok düşünür (Luther, Melankton ve Röklen gibi), Rönesans ile gelişen bilimsel düşünce karşısında kilise öğretilerinin yanlışlığını görerek kiliseyi eleştirmeye başladılar
b. Katolik Kilisesi’nin bozulması: Katolik Kilisesi (Papa) ve din adamları bu dönemde asıl vazifelerini unutarak siyasî ve ekonomik güç peşine düşmüştü. Özellikle devlet yönetiminde gizli hükümdar gibiydiler. Ayrıca halkı sömüren kilise, çok geniş toprakların ve büyük servetlerin sahibi olmuştu.
c. Endülijans sorunu: Papa, kendisini Hz. isa’nın vekili olarak görüyor, insanların günahlarını çıkartıyor ve karşılığında Endülijans adı verilen günahlardan arınma belgesi veriyordu. Bu durumun aydın din adamlarını kızdırmasına rağmen karşı çıkanlar kilise tarafından derhal aforoz (dinden çıkarma) cezasına çarptırılıyorlardı.
d. İncil’in değişik dillere çevrilmesi: Eskiden İncil yalnızca Lâtince yazılır ve bunu yalnızca din adamları anlarlardı. Ancak matbaanın icadıyla birlikte İncilin değişik dillere de çevrilmesi ve maliyetinin ucuzlaması halkın da İncil’i alıp okumasına neden olmuştur.
İncil’in aslını okuyan halk, İncil’de yazanlar ile din adamlarının uygulanılan arasında büyük farklar olduğunu gördüler. Bu durum, halkın kiliseye olan güvenini nefrete dönüştürmüştür.
Reform Hareketlerinin Başlaması

Reform hareketini ilk başlatan kişi, aslen bir din adamı olan Martin Luther olmuştur. Luther, kilise uygulamalarına karşı gelerek, 1517 tarihinde Almanya’nın Wittenberg şehri kiliseninin kapısına astığı 95 maddelik bildiri ile başta endülijans satışı olmak üzere kilisenin diğer yanlışlıklarına itiraz etti.
Luther, Tanrı ile kul arasına kimse giremez. Tanrı, kullarının günahlarını ancak kendisi bağışlar. diyordu.
Papa’nın 1519 yılında Luther’i afaroz etmesine rağmen fikirleri kısa sürede yayıldı.
Özellikle Saksonya, Brandenburg, Palatina gibi Almanya’nın büyük prensliklerinin Luther’i desteklemeleri ve doğuda başlayan Türk tehlikesi, Alman imparatoru Şarlken’i telaşa düşürdü.
Luthercilerle başa çıkmayacağını anlayan Şarlken, Diyet Meclisi’ni toplayarak, Luther Mezhebi’nin nerelerde yayılmış ise ancak oralarda varlığını devam ettirmesine, ancak başka yerlere yayılmamasına karar verdi (1529). Şarlken’in bu kararını beş Alman prensi ve on dört şehir protesto etti. Bu nedenle Luther’e taraftar olan Hristiyanlara Protestan denilmiştir.
Bu durum üzerine Protestanlarla Şarlken arasında 25 yıl süren bir savaş başladı. Bu savaşta yıpranan Şarlken, nihayet Protestan’larla Ousburg Antlaşması’nı imzaladı (1555).
Bu antlaşma ile Protestan Mezhebi ve kilisesi Almanya’da resmen kabul edilmiş ve Protestanlar özgürlüklerine kavuşmuşlardır.
Protestanlık hareketi Amanya dışındaki diğer Avrupa ülkelerinde de yayılmıştır.
Fransa, Hollanda, İsviçre ve İskoçya’da Kalvenizm, İngiltere’de ise Anglikanizm mezhepleri ortaya çıkmıştır.
Özellikle Fransa’da Protestanlık Almanya’dakine benzer bir biçimde yayılmıştır. Kalven’in savunduğu Protestan fikirlerin yayılması üzerine, Katolikler ile Kalvenistler arasında uzun süre devam eden mücadeleler başladı.
Nihayet Fransa kralının yayınladığı Nant Fermanı ile Kalvenizm, Fransa’da resmen tanınmıştır (1598).
İngiltere’de ise Protestanlık, diğer ülkelerden farklı olarak bizzat devlet tarafından desteklenerek kabul edilmiştir.
Reform’un sonuçları

o Katolik Mezhebi parçalandı ve yeni mezhepler ortaya çıktı.
o Katolik Kilisesi’nin otoritesi büyük ölçüde sarsıldı.
o Katolik Kilisesi kendisini düzeltmek zorunda kaldı.
o Protestanlığı kabul eden ülkelerde kilise malları yağmalandı.
o Avrupa’da ilk kez lâik devlet fikri ortaya çıktı.
o Okullar, kilisenin elinden alınarak halka verildi. Böylece Avrupa’da ilk kez lâik bir eğitim uygulaması başlamıştır.


YÜZYIL SAVAŞLARI İKİ GÜL SAVAŞLARI

- Yüzyıl Savaşları (1337-1457) İngiltere Kralının Fransa tahtına ve topraklarına göz koyup saldırıya geçmesiyle başlamıştır. Jan Dark adında bir kızın milli ruhu canlandırmasıyla Fransızlar galip geldi. Derebeyliklerin güç kaybıyla da güçlü bir krallık kuruldu.

- Ortaçağın sonunda Almanya hariç Avrupa’nın genelinde feodalite sona erdi. Derebeyliğin yıkılmasında toplar etkili oldu.

- İki Gül Savaşları (1455-1485) İngiltere’de iç savaş sonucu derebeylik zayıfladı. Mutlak krallık güçlendi.


3.ARAYIŞ YILLARI (XVII. YÜZYIL)

DURAKLAMA DÖNEMİ DURAKLAMANIN SEBEPLERİ

A. İÇ NEDENLER

1) Devlet idaresinin bozulması
2) Askeri teşkilatın bozulması
3) İlmiyenin(eğitimin) bozulması
4) Maliyenin(Ekonomi) bozulması
5) Toplum yapısının bozulması
B. DIŞ NEDENLER

1) Devletin doğal sınırlarına ulaşması(Doğuda İran, Kuzeyde Rusya,Batıda Avusturya)
2) Avrupa’da merkezi krallıkların kurulması(Topun kullanılması, Feodalitenin çözülmesi
3) Avrupa’da Rönesans ve Reform sonucu bilim ve tekniğin gelişmesi
4) Avrupa’nın coğrafi keşiflerle zenginleşmesi (Altın ve gümüş Avrupa’yı zenginleştirdi)
5) Coğrafi keşifler sonucu Osmanlı ticaret gelirlerinin azalması, Avrupa’daki altının çoğalmasıyla Akçenin değer kaybetmesi
A. İÇ NEDENLER

1) DEVLET İDARESİNİN BOZULMASI(Merkez yönetiminin bozulması)

a) Kanuni’den sonra gelen Osmanlı padişahları devlet yönetiminden uzaklaşmışlardı, seferlere katılmıyorlardı. Böylelikle sadrazamlar padişah adına devleti yönetmeye başladılar. Sokullu Mehmet Paşanın yeteneği ve Köprülü Sülalesi’nin başarıları padişahları gölgede bırakmıştı.
b) Kanunlara uyulmamış, saray kadınları, ocak ağaları ve ulema devlet işlerine karışınca devlet yönetimi bozulmuştu.
c) III. Mehmetten sonra şehzadelerin SANCAĞA ÇIKMA” usulü kaldırılınca, Şehzadeler devlet yönetiminde tecrübe kazanmaktan yoksun kaldılar. (Şehzadeler sarayda KAFES HAYATI yaşadılar.)
d) Osmanlı Veraset sisteminin etkisi
OSMANLI VERASET SİSTEMİNDEKİ DEĞİŞMELER:

* Osman ve Orhan Beyler zamanında ülke hükümdar ailesinin ortak malı idi.
* I.Murat’tan itibaren ülke sadece padişah ve oğullarının sayıldı.
* Fatih Sultan Mehmet en güçlü olanın tahta geçme anlayışını getirdi. (Kardeş katliyle amaç ülkenin birliğini sağlayarak bölünmesini önlemek ve en güçlü olanın başa geçmesini sağlamaktı.)
* I. Ahmet (Duraklama Devri) döneminde yapılan değişiklikle Osmanlı Hanedanı içinde en yaşlı ve akıllı olanın (EKBER ve ERŞED) padişah olması esası benimsendi.
2) ASKERİ TEŞKİLATIN (SEYFİYENİN) BOZULMASI:

a) Tımarların ( Dirlik topraklar) dağıtımındaki adaletsizlik Tımarlı ordusunun bozulmasına, Tımarlı sipahilerin sayısının azalmasına, buna karşılık devletin daha fazla maaşlı asker (kapıkulu) almasına sebep oldu.
AÇIKLAMA: Bu durum sadece ordunun bozulmasına değil, ekonomik, sosyal ve idari alanda bir çok problemin doğmasına sebeb olmuştur.
b) III. Murat’tan itibaren devşirme kanununa aykırı olarak yeniçeri ocağına asker alınmaya başlanmış, maaşlı askerlerin artması devletin ulufe ve cülus bahsişlerini ödemede sıkıntı çekmesine ve kapıkulu ocaklarının bozulmasına yol açmıştır.
AÇIKLAMA: Yeniçeri teşkilatında ”OCAK DEVLET İÇİNDİR” ilkesi yerini ”DEVLET OCAK İÇİNDİR” ilkesine bırakmaya başlamıştır.
c) Donanmanın başına denizcilikten anlamayan kişiler getirilmiş, donanma daha 16. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ihmal edilmeye başlanmıştır.
3) İLMİYE (EĞİTİM) SINIFINDAKİ BOZULMALAR:

a) İlmiye sınıfının bozulması, bu sınıfın denetimindeki adalet, eğitim ve belediye işlerinin de bozulmasına yol açmıştır. Kadılar rüşvetsiz iş yapmamaya başlamıştır.
b) Medreselerde okutulan pozitif bilimlerin ihmal edilmesi bilim ve teknik alanında Avrupa’nın gerisinde kalınmasına sebep olmuştur.
c) Rüşvet verenlerin, çocuk yaştaki kimselerin (beşik uleması) müderris olarak(profesör) atanması medreselerde verilen eğitimin kalitesinin düşmesine neden olmuştur.
AÇIKLAMA: 17.Yüzyıl bilgini KATİP ÇELEBİ medreselerdeki bu durumu eserlerinde acı bir dille anlatmaktadır.
4) MALİYENİN (EKONOMİNİN) BOZULMASI:

a) Osmanlı Devleti’nin en önemli gelir ve giderleri orduyla ilgiliydi. (Savaş ganimetleri, bağlı devletlerden alınan vergiler, ordu ve donanmanın maaş ve masrafları) Ordu ve donanmanın bozulması savaşların kaybedilmesine, ganimet elde edilmemesine, ordunun masraflarının daha da artmasına, bağlı devletlerin vergilerini vermemesine neden oldu. Kısaca gelirler azalırken, giderler arttı.
b) Ulufe ve Cülus bahşişinin artması

ULUFE:Yeniçeri ve diğer kapıkulu askerine 3 ayda bir verilen maaş

AÇIKLAMA: Kapıkulu askerinin artması hazineden ödenen ulufe miktarının da artmasına sebep olmuştur.

CÜLUS: Tahta çıkmak demektir. Padişahlar tahta geçtiklerinde kapıkulu askerlerine Cülus bahşişi dağıtırlardı.

AÇIKLAMA: Duraklama ve gerileme dönemlerinde sık sık padişah değişikliği Cülus bahşişinin de sık sık dağıtılmasına sebep olmuştur.

c) Yeni ticaret yollarının bulunması(Ümit Burnu) ve kapitülasyonlar ticaret ve gümrük gelirlerinin azalmasına sebep oldu.
d) Avrupalıların Osmanlı piyasasına sürdükleri altın ve gümüş Osmanlı parasının değer kaybına neden oldu.
5)- TOPLUM YAPISINDAKİ BOZULMALAR:

a) Nüfusun artışı ile işşiz ve topraksız insanların ortaya çıkmıştır.
b) Yönetim, ekonomi adaletteki bozulmalar Anadolu, Rumeli ve diğer eyaletlerde iç isyanların çıkmasına neden olmuştur.
c) Osmanlı toplumunun değişik din, mezhep ve uluslardan oluşması nedeniyle bu unsurlar merkezi otoritenin bozulmasıyla dağılma eğilimi içine girmişlerdir.
DURAKLAMA DEVRİNDE OSMANLI DEVLETİNİN TOPRAK DURUMU NASILDI?

* Duraklama devrinde toprak kaybı olmamakla birlikte, kayda değer bir toprak kazancı da gerçekleşmemiştir.
* Yeni alınan yerler olmakla birlikte bu devirde yükselme devrindeki ilerleme hızı devam ettirilememiştir.
DURAKLAMA DEVRİ (1579-1699)

Sokullu Mehmet Paşa’nın 1579′da ölümünden, 1699 Karlofça antlaşmasına kadar geçen dönemdir. Bu dönemin
Padişahları sırasıyla:

III.Murat (1574-1595), III.Mehmet (1595-1603),
I.Ahmet (1603-1617), I.Mustafa (1617-1618),
II.Osman(Genç)(1618-1622), I.Mustafa (1622-1623),
IV.Murat (1623-1640), I.İbrahim (1640-1648),
IV.Mehmet (1648)-1687), II.Süleyman(1687-1691),
II.Ahmet (1691-1695) ve II.Mustafa (1695-1703)’dır.
Köprülüler Devri(1656-1683):

Padişah IV.Mehmet zamanında sırasıyla Köprülü Mehmet Paşa, Fazıl Ahmet Paşa, Fazıl Mustafa Paşa ve Merzifonlu Kara Mustafa Paşa sadrazam olmuştur.”’


DURAKLAMA DÖNEMİ İRAN, LEHİSTAN VE VENEDİK İLİŞKİLERİ

OSMANLI-İRAN İLİŞKİLERİ

HATIRLATMA: İlk Osmanlı-İran anlaşması AMASYA ANTLAŞMASI 1555 yılında Kanuni Sultan Süleyman zamanında imzalanmıştı. Ancak bu anlaşma çok uzun sürmedi.
1) 1577-1590 OSMANLI İRAN SAVAŞI (III. Murat Dönemi)

Sebebi: Şah II.İsmail’in Amasya Antlaşmasını bozarak,Anadolu halkını Osmanlılara karşı kışkırtması

Savaş : 1577′den 1589′a kadar süren savaş çeşitli aşamalarla gerçekleşti. MEŞALE SAVAŞI’nda Osmanlılar kazandı. Ardından yapılan bir seferde Osmanlı ordusu Azerbeycan ve İran’a girdi. Şah II.İsmail’in yerine geçen Şah Abbas barış istedi.

Sonucu: FERHAT PAŞA(1.İstanbul) ANTLAŞMASI imzalandı(1590)

Maddeleri: 1. Tebriz,Karabağ,Tiflis ve Nihavent Osmanlılarda kaldı.

2. Osmanlı Devleti sınırlarını doğuda Hazar Denizi’ne kadar genişletti.

NOT: Bu antlaşma Osmanlı Devletini doğuda en geniş sınırlarına ulaştıran antlaşmadır.
2) 1603-1611 İRAN SAVAŞI (I.Ahmet Dönemi)

Sebebi: Osmanlı Devletinin Celali isyanları ile uğraşmasından ve Avusturya ile savaşmasından faydalanan İran’ın saldırıya geçerek daha önce kaybettiği yerleri ele geçirmesi.

Sonucu: NASUH PAŞA (2.İstanbul) ANTLAŞMASI imzalandı.(1612)

Maddeleri: 1. Osmanlı Devleti Ferhat Paşa Antlaşması ile aldığı yerleri geri verecekti.

2. Buna karşı İran Osmanlıya her yıl 200 yük ipek vermeyi kabul etti.
3) 1617-1618 İRAN SAVAŞI (I.Ahmet – I.Mustafa – II.Osman Dönemleri)

Sebebi: İran’ın vaat ettiği ipeği göndermemesi ve Osmanlı elçisini tutuklaması

Savaş : Osmanlı ordusu pusuya düştü.

Sonucu: SERAV ANTLAŞMASI imza edildi.(1618)

Maddeleri: 1- İranın vergisi 100 yük kumaşa indirildi.

2- Sınırlar Nasuh Paşa Antlaşmasına göre belirlendi.
4) 1629-1639 İRAN SAVAŞLARI (IV.Murat Dönemi)

a)- Sebebi: Safeviler’in Bağdat’ı ele geçirmeleri.

Sonucu: Hüsrev Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Bağdat’ı kuşattı, fakat alamadı.

b)- REVAN SEFERİ (1635): IV. Murat’ın ilk seferidir.

Sebebi: İran’ın Osmanlı topraklarına saldırması ve IV.Muratın Anadolu’yu eşkiyalardan temizlemek istemesi.

Sonucu: Revan alındı.

c)- BAĞDAT SEFERİ (1638):

Sebebi: İran’ın Revan’ı geri alması

Sefer : Sefer sırasında Anadolu’daki asiler ve eşkiyalar temizlendi. Bağdat alındı.

Sonucu: KASR-I ŞİRİN ANTLAŞMASI imzalandı.(1639)

Maddeleri:1- Bağdat ve Musul Osmanlılara kaldı.

2-Türk-İran sınırı bugünkü şekliyle çizildi

NOT: İran ile 150 yıllık savaşı sona erdiren bu Antlaşma bugünkü TÜRK-İRAN sınırını çizmiştir.
OSMANLI-VENEDİK İLİŞKİLERİ

17. yüzyılda Ege adalarının büyük bir kısmı Osmanlı hakimiyetindeydi. Fakat Girit hala Venediklilerin elindeydi. Sultan İbrahim’in padişahlığı döneminde 1645 Yılında adayı kuşatan Osmanlılar ile Venedik donanması arasında çetin savaşlar yaşandı. Venedikliler 1648,1651 ve 1656 yıllarında Çanakkale Boğazını ablukaya aldılar.Venedik Donanması İnebahtı’dan sonra ilk kez Osmanlı Donanmasını Çanakkale’de ağır bir yenilgiye uğrattı. (IV.Mehmet Dönemi). IV.Mehmet Döneminde sadrazam olan Köprülü Fazıl Ahmet Paşa 1699′da Girit adasını tümüyle almayı başardı.
OSMANLI-LEHİSTAN İLİŞKİLERİ

Lehistan(Polonya) Sokollu Mehmet Paşa zamanında Osmanlı himayesine alınmıştı. 1587′de Osmanlı himayesinden çıkan Lehistan Erdel, Eflak ve Boğdan’ın iç işlerine karışınca II.Osman bu ülke üzerine sefer düzenledi.

II.Osman(Genç Osman)’ın Leh Seferi: Yeniçerilerin itaatsizliği yüzünden başarılı olunamadı. Lehistan ile HOTİN ANTLAŞMASI imzalandı(1621)

Maddeleri:

1- Hotin Kalesi Osmanlılarda kaldı,

2- Lehistan eskiden olduğu gibi Kırım hanlığına vergi verecekti.

IV.Mehmet’in Leh seferi: Lehistan’ın Osmanlı’ya bağlı Kazaklara saldırması üzerine padişah IV.Mehmet sefer düzenledi. Sonuçta BUCAŞ ANTLAŞMASI imzalandı(1672).

Maddeleri:

1- Podolya Osmanlılarda kaldı.

2- Ukrayna Kazaklara verildi.

3- Lehistan Kırım Hanlığına vergiye devam edecekti.

NOT: Bu antlaşma Osmanlı Devleti’nin Batı’da son toprak kazandığı antlaşmadır. Bu Antlaşmayla Osmanlı Devleti Batı’daki EN GENİŞ sınırlarına ulaşmıştır.
OSMANLI-RUSYA İLİŞKİLERİ

Çehrin Seferi: IV. Mehmet Döneminde Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Rusların Dinyeper Kazaklarının elindeki Ukrayna’ya saldırması üzere ÇEHRİN seferine çıkarak, Çehrin kalesini ele geçirdi.(1678) Ardından Rusların isteği ile 1681 yılında Ruslarla İLK BARIŞ ANTLAŞMASI imzalandı.


Sinan Paşa ve Turgut Reis 1551 yılında Malta Şövalyelerinin elindeki Trablusgarp’ı aldı.
6)- CERBE DENİZ SAVAŞI (1559):

Andrea Dorya komutasındaki Haçlı Donanması ile Turgut Reis ve Piyale Paşa’nın komutalarındaki Osmanlı kuvvetleri arasındaki bu deniz savaşını Osmanlılar kazandı.
Önemi: Bu zaferle Akdenizdeki Osmanlı Egemenliği pekişti.
7)- HİNT DENİZ SEFERLERİ (1538-1553)

Sebepleri:
a)- Coğrafi keşifler sonucu baharat yolu önemini yitirmiş, Avrupalılar Ümit Burnu yoluyla ticaret yapmaya başlamışlardı. Portekizliler Hint Okyanusu’nda egemenlik kurmuşlardı.
b)-Hindistandaki GÜCERAT İSLAM DEVLETİ’nin Portekizliler’e karşı Osmanlılardan yardım istemesi.
Seferler: Osmanlı Devleti 1538-1553 yılları arasında bu bölgeye seferler düzenledi. Portekizlilerle savaştı. Ancak kesin bir üstünlük sağlayamadı. Yemen, Aden, Sudan ve Habeşistan’ın bazı kısımları bu seferler sırasında Osmanlı topraklarına katıldı.
Hint Seferlerinin Başarısız Olma Sebepleri:
a)- Osmanlı Devlet adamlarının hint yoluna gereken önemi vermemeleri,
b)- Osmanlı gemilerinin Okyanus şartlarına dayanıklı olmaması,
c)- Gücerat Sultanlığının Osmanlı Devleti’ne gereken yardımı yapmaması.
NOT: Osmanlı Padişahlarının halife olarak ilk yardım ettikleri müslüman ülke Gücerat’dır.
D)- OSMANLI-İRAN (SAFEVİ) İLİŞKİLERİ(1534-1555)

Kanuni Sultan Süleyman Döneminde İran üzerine 1534-1555 yılları arasında üç sefer yapılmış, İran Şahının barış istemesi üzerine savaşlar sona ermiştir. Sonuçta İki Devlet arasında AMASYA ANTLAŞMASI imzalanmıştır(1555).
AMASYA ANTLAŞMASI(1555): Bu antlaşmayla Tebriz, Azerbeycan’ın büyük kısmı, Doğu Anadolu ve Irak Osmanlılar’a bırakılmıştır.
NOT: Amasya Antlaşması ilk Osmanlı-İran Antlaşmasıdır.
KANUNİ’NİN SON SEFERİ VE ÖLÜMÜ:

Kanuni Sultan Süleyman Zigetvar seferini düzenlemiş ve Zigetvar kalesini kuşatma sırasında ölmüştür. (1566).


DURAKLAMA DÖNEMİ OSMANLI-AVUSTURYA İLİŞKİLERİ

‘HATIRLATMA: Kanuni Sultan Süleyman Macaristan ve Orta Avrupa hakimiyeti yüzünden Avusturya Kralı Ferdinand üzerine seferler düzenlemiş, 1529′da Viyana’yı kuşatmış, 1532′de Almanya seferini yapmış, 1533 yılında da Avusturya ile İSTANBUL ANTLAŞMASI’nı imzalamıştı. Bu antlaşmaya göre,

Avusturya kralı protokol bakımından Osmanlı sadraz***** eşit olacak ve Avusturya elinde tuttuğu Macar topraklarına karşılık Osmanlı Devletine vergi verecekti. Sonraki yıllarda Kanuni 1566 yılında ölümüne dek çeşitli defalar Avusturya üzerine gitmişti.

AÇIKLAMA: Duraklama döneminde Osmanlı Devleti’nin en çok savaştığı ülke Avusturya’dır. Bu dönemde Avusturya ile yapılan savaşlar ve sonuçları şunlardır:
DURAKLAMA DÖNEMİ OSMANLI-AVUSTURYA SAVAŞLARI

1)- 1593-1606 SAVAŞLARI (III.Murat, III.Mehmet ve I.Ahmet Dönemleri:

Nedeni: Avusturya’nın Osmanlı kuvvetlerine saldırması ve vergilerini ödemekten vazgeçmesi.

Savaşlar: III. Murat zamanında Osmanlı kuvvetleri SISKA’da yenildi. Savaş III.Murat’tan sonra yerine geçen III. Mehmet döneminde de devam etti. III.Mehmet bizzat ordunun başında sefere çıkarak EĞRİ KALESİ’ni aldı. Bu yüzden III. Mehmet’e Eğri Fatihi” ünvanı verildi. Haçova Meydan Savaşı’nda III. Mehmet Avusturya Ordusunu ağır bir yenilgiye uğrattı.

NOT: Haçova meydan Savaşı Osmanlı tarihinde zaferle sonuçlanan SON büyük meydan savaşıdır. 1600 yılında Osmanlı Devleti KANİJE KALESİ’ni aldı. Kale komutanlığına bırakılan TİRYAKİ HASAN PAŞA kaleyi kuşatan Ferdinand’ı az bir kuvvetle yenilgiye uğrattı. III.Mehmetten sonra padişah olan I.Ahmet zamanında da savaş devam etti. Osmanlılar ESTERGON kalesini aldı.Avusturya’nın isteği üzerine ZİTVATOROK ANTLAŞMASI imzalandı.(1606)
Zitvatorok Antlaşması(1606):

1- Savaş sırasında alınan Eğri, Kanije ve Estergon kaleleri Osmanlılarda kalacak.
2- Avusturya artık Osmanlı’ya yıllık vergi vermeyecek, bir defaya mahsus savaş tazminatı verecek.
3- Avusturya kralı protokol bakımından Osmanlı padişahına eşit sayılacak.

NOT: Kanuni Döneminde Avusturya ile imzalanan İstanbul Antlaşmasında Avusturya kralı Osmanlı sadraz***** denk sayılmıştı ve vergiye bağlanmıştı. Zitvatorok Antlaşması Osmanlı Devletinin Orta Avrupa’daki üstünlüğünü kaybetmeye başladığını göstermektedir.
2)- 1658-1664 SAVAŞLARI(IV.Mehmet Dönemi)

Nedeni : Erdel, Eflak ve Boğdan Beyliklerinin Avusturya’nın kışkırtmasıyla Osmanlı Devleti’ne karşı isyan etmeleri.

Sonuçlar: Köprülü Mehmet Paşa isyanları bastırdı.Köprülü Fazıl Ahmet Paşa Uyvar kalesini fethetti. Avusturya’nın isteği üzerine VASVAR ANTLAŞMASI imzalandı.(1664)
Vasvar Antlaşması(1664):

1- Uyvar kalesi Osmanlılarda kalacak
2- Erdel Osmanlı Devletine bağlı kalacak
3- Avusturya savaş tazminatı ödeyecek.
3)- II.VİYANA KUŞATMASI (IV.Mehmet Dönemi) 1683

Sebepleri: Avusturya’ya bağlı olan Macarların ayaklanarak Osmanlıdan yardım istemeleri, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın şöhret kazanma isteği.

Kuşatma ve Savaş: Avusturya’nın yardım istemesi üzerine papanın teşvikiyle bir haçlı ittifakı kurulmaya çalışıldı. Lehistan Osmanlılara karşı Avusturya ile ittifak yaptı. Merzifonlu şehri kuşattı, fakat alamadı. Kuşatmanın uzun sürmesi düşmana vakit kazandırdı. Kırım Kuvvetleri Viyana’ya yardıma gelen Lehistan kuvvetlerini durdurmakta gereken gayreti göstermediler. Osmanlı Ordusu Avusturya ve Lehistan kuvvetleri arasında kalarak ağır bir yenilgiye uğradı. Dağılan kuvvetleriyle Belgrad’a çekilen Merzifonlu IV.Mehmet’in emriyle idam edildi.

Sonuçları: Batıda Türklerin yenilebileceği ve Avrupa’dan atılabileceği düşüncesi doğdu. Avrupa devletleri KUTSAL İTTİFAK adı verilen bir haçlı birliği oluşturdular. Böylece Türklerin SAKARYA SAVAŞI’na kadar sürecek bir geri çekilme süreci başlamış oldu.
KUTSAL İTTİFAK DEVLETLERİ:

Bunlar Avusturya, Rusya, Lehistan, Venedik ve Malta’dır.

SAVAŞ: Kutsal ittifak Devletleri ile Osmanlı Devleti arasındaki savaşlar yaklaşık 16 yıl sürdü. (1683-1699) (Bu arada IV.Mehmet yeniçerilerin isyanıyla tahttan indirildi. Yerine sırasıyla II. Süleyman, II.Ahmet ve II.Mustafa padişah oldular.) Zor durumda kalan Osmanlı Devleti barış istemek zorunda kaldı. Karlofça antlaşması imzalandı.(1699)
KARLOFÇA ANTLAŞMASI(1699):

Avusturya’ya: Banat ve Temeşvar hariç bütün Macaristan ve Erdel Beyliği
Venedik’e: Mora ve dalmaçya kıyıları
Lehistan’a: Podolya ve Ukrayna verildi.
Rusya ile ateşkes imzalandı, peşinden 1700 yılında İSTANBUL ANTLAŞMASI imzalandı.Buna göre,
Azak Kalesi Rusya’ya verildi, Ruslar İstanbul’da elçi bulundurabileceklerdi.
KARLOFÇA’NIN ÖNEMİ:

a)- Karlofça Osmanlının toprak kaybettiği ilk antlaşmadır
b)- Bu antlaşma ile Osmanlı’nın Orta Avrupa’daki egemenliği sona ermiştir.
c)- Osmanlı Devleti ”Gerileme dönemi”ne girmiştir.
d)- Ayrıca İstanbul antlaşmasında Rusların Azak kalesini almaları onların Karadeniz’e inmelerini sağlamıştır.”’


DURAKLAMA DEVRİNDE İÇ İSYANLAR

’17. yüzyılda uzayıp giden Avusturya ve İran ile savaşlar devleti uğraştırıyordu. Osmanlı Devleti’ni uğraştıran bir başka konu da iç isyanlardı.
İSYANLAR

1) İstanbul İsyanları
2) Taşra İsyanları
a) Celali İsyanları
b) Eyalet İsyanları
1)- İSTANBUL İSYANLARI:

Bu isyanlar İstanbul’daki Kapıkulu Ocakları (özellikleri yeniçeri ve sipahiler) tarafından çıkarılan isyanlardır. Bu ayaklanmalara zaman zaman halk ve ulema sınıfı da katılmıştır.
Sebepleri:

* Devşirme sisteminin bozulması
* Devlet yönetiminin bozulması (iktidara gelmek isteyen vezirler, saray entrikaları)
* Ulufe ve cüluslerin zamanında verilmemesi veya ayarı bozuk parayla verilmesi.

NOT: Askeri isyanların başlangıcı Fatih dönemine kadar gider.Duraklama Dönemindeki isyanların en önemlileri III.Murat, II.Osman, IV.Murat ve IV.Mehmet zamanlarında çıkanlardır. III.Murat Döneminde(1574-1595), ulufelerin ayarı bozuk para ile ödenmesi üzerine yeniçeriler ayaklanarak, isteklerine kavuşmuşlardır. Genç Osman Döneminde(1618-1622), yeniçeriler II.Osman’ın Yeniçeri Ocağını kaldırmak istediğini anlayarak ayaklanmışlar ve Padişahı tahttan indirerek Yedikule zindanlarında boğarak öldürmüşlerdir. (1622)

NOT: II.Osman bir isyan sonucu öldürülen ilk padişahtır. Bu olay Yeniçerilerin devlet içindeki gücünü artırmıştır.

IV.Murat Döneminde(1623-1640), İki kez saraya yürüyen Yeniçeriler padişahın gözü önünde sadrazamı öldürdüler.

IV.Mehmet Döneminde(1648-1687): Haremağaları ve saray kadınlarının devlet işlerine karışmasına kızan sipahiler ayaklandı. Padişahtan 30 kadar devlet adamını istediler.İstekleri kabul edildi. Bu kişilerin cesetleri Sultan Ahmet Meydanında Çınara asıldı. Bu yüzden bu olaya VAKA-İ VAKVAKİYYE (Çınar Vakası) denir.(1656)

IV. Mehmet Yeniçeriler tarafından bir başka ayaklanma sonucu tahttan indirilmiştir.(1687)
2) TAŞRA İSYANLARI:

İstanbul dışında meydana gelen isyanlardır.
a) CELALİ İSYANLARI:

Anadolu’da meydana gelen isyan ve karışıklıklara Celali İsyanları” denilmiştir. Celali kelimesi Yavuz döneminde Yozgat ve çevresinde ayaklanan ”Bozoklu Celal” adından gelir. Başlıca Celali İsyanları: Karayazıcı, Canbolatoğlu, Kalenderoğlu, Katırcıoğlu, Abaza Mehmet Paşa, Tavil Ahmet, Gürcü Nebi, Deli Hasan, isyanlarıdır.
Celali İsyanlarının Sebepleri:

* Devlet yönetiminin bozulması
* Ekonominin bozulması ve vergilerin artması
* Taşrada bulunan yöneticilerin, kadıların ve askerlerin halka olumsuz davranışları
* Özellikle beylerbeyi ve sancak beylerinin devşirme kökenli olması nedeniyle Türk halkıyla gereken duygusal bağları kuramamaları.
Celali İsyanlarının Sonuçları:

Bu isyanlar bazen taviz verilerek, bazen de şiddet kullanılarak bastırılmışlardır. Ancak isyanlar sonucu Anadolu’da dirlik ve düzen bozulmuş, ekonomik hayat felce uğramıştır.
b) EYALET İSYANLARI:

Yemen, Bağdat, Kırım, Eflak, Boğdan ve Erdel’de meydana gelen isyanlardır.
Sebepleri:

* Devlet otoritesinin zayıflamasıyla eyaletlerdeki yerel yöneticilerin devletten ayrılma istekleri,
* Yöneticilerin olumsuz tutum ve davranışlarına halkın tepki göstermesi

NOT: Bu isyanları Fransız ihtilalinden sonra başlayan ”Milliyetçilik” hareketleriyle karıştırmamak gerekir. Çünkü bu dönemde MİLLİ DEVLET kurma fikri ortaya çıkmamıştır.”’


DURAKLAMA DEVRİ ISLAHAT HAREKETLERİ(17.yüzyıl)

Osmanlı Devlet Adamlarının Islahat Yapmak İstemelerinin Nedenleri:

Osmanlı Devletinin savaşlarda eskisi gibi etkili olamaması, devlet otoritesinin zayıflaması sonucu, sık sık isyanların baş göstermesi, ekonomik durumun bozulması gibi nedenlerle Osmanlı devlet adamları ıslahat yapma gereği duydular.
ISLAHAT YAPAN PADİŞAHLAR:

II.Osman(Genç Osman)(1618-1622):

Ulema sınıfının yetkisini azaltarak, padişahın zamana göre yasaları koyabilme gücünü artırmak istedi.Bunların siyasetle uğraşmalarını ve devleti zayıflatmalarını önlemek istedi. Kapıkulu Ocağını kaldırarak yerine Anadolu ve Suriye’deki Türklerden oluşan milli bir ordu” kurmak ve yönetimi devşirmelerin etkisinden kurtarmak için başkenti tamamen Türk olan Anadolu’da bir şehre taşımayı düşündü. Ancak niyetlerini fark eden yeniçeriler tarafından tahttan indirilerek öldürüldü.
IV.Murat(1623-1640):

12 yaşındayken tahta geçti. İktidarının ilk yıllarında yönetim saray kadınlarının ve Valide Kösem Sultan’ın elindeydi. 22 yaşına geldiğinde otoritesini sağlayabildi. Şu ıslahatları yaptı:

* Yeniçerileri itaat altına aldı.
* İsyanlar ve isyancılarla şiddetle mücadele etti.
* İçki, tütün, meyhane ve gece sokağa çıkma yasağı uygulayarak asayişi sağladı.
* Harcamaları kısıtlayarak, maliyeyi düzeltmeye çalıştı.
* Devlet adamlarından neler yapılması gerektiğini bildiren raporlar vermelerini istedi.

NOT: Bu konuda KOÇİ BEY sunduğu raporunda devletin gerileme nedenlerini ve bunların çözüm yollarını göstermiştir.
ISLAHAT YAPAN SADRAZAMLAR:

Kuyucu Murat Paşa :

I. Ahmet dönemi Sadrazamıdır. İsyanları şiddet ve baskı kullanarak bastırmıştır.
Tarhuncu Ahmet Paşa:

IV.Mehmet Dönemi sadrazamıdır. Maliyeyi düzeltmeye çalıştı.(Öldürüldü)
Köprülüler Devri :

IV.Mehmet Devrinde Köprülüler soyundan Köprülü Mehmet Paşa, Fazıl Ahmet Paşa, Fazıl Mustafa Paşa ve Merzifonlu Kara Mustafa Paşa sadrazam olmuşlardır. Köprülü soyundan sadrazam olan ilk kişi Köprülü Mehmet Paşa’dır. Köprülü Mehmet Paşa kendisinden önceki sadrazamların sonlarını çok iyi bildiği için padişaha bazı şartlar ileri aşağıdaki koşullarla sadrazam olmayı kabul etmiştir:

a) Saray devlet işlerine karışmayacak
b) Devlet memurluklarına istediği kişileri atayabilecek.
c) Kendisi hakkında bir şikayet olursa, savunması alınmadan görevden alınmayacak.

NOT: Köprülü Mehmet Paşa’nın amacı istediklerini yapabileceği bir ortam hazırlamaktır. Köprülü Mehmet Paşa ŞARTLI sadrazam olan İLK kişidir.
NOT: Köprülüler ordu ve maliyeyi düzeltmeye çalışmışlardır.
DURAKLAMA DEVRİ (17.YÜZYIL) ISLAHATLARININ GENEL KARAKTERİ VE SONUÇLARI:

1)- Bu yüzyılda isyanlar şiddet ve baskı ile önlenmeye çalışıldı.
2)- Devlet yapısında KÖKLÜ değişimler yapılamadı. Yapılmak istenenler de çıkar çevreleri tarafından engellendi.
3)- Geçici olarak iyi sonuçlar verse bile KALICI sonuçlar doğurmadı.
4)- Ayrıca Avrupa Devletleri Osmanlı Devleti’nin toparlanmasına izin vermediler.”’


OTUZ YIL SAVAŞLARI

Alman ve İspanya Krallarının yeni mezheplere karşı bayrak açması üzerine başlayan savaşlar Protestan yanlılarının galibiyetiyle sonuçlandı.

Otuz yıl savaşları Almanya ve müttefiki olan ispanya ile Fransa ve müttefikleri (İsveç, Danimarka) arasında yapılmıştır. Bu savaş tamamen mezhep çekişmesinden kaynaklanmıştır. Almanya’da hemen hemen bağımsız yaşayan, ama sözde Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu içinde bulunan pek çok hükümdar Protestanlığı kabul etmişti. Bunlarla Katolikler arasında büyük bir savaş çıktı.
Savaşta taraflar

Almanya
İspanya ————- Fransa
İsveç
Danimarka

Almanlar birbirleriyle savaşırken savaşa Fransa, İsveç ve Danimarka da karıştı. Mezhep farklılığı nedeniyle otuz yıl içinde yüz binlerce kişi öldü. Savaş Westfalya (1648) Barışı ile sonuçlandı. Bu antlaşma Avrupa tarihinde çok önemli bir adımdır. Almanya Protestanlığı resmi din olarak tanıdı.

Artık Avrupa’da mezhep çekişmeleri siyasetten çekilmiş, devletlerin arasında bir sorun olmaktan çıkmıştır. Böylece Avrupa bazı konularda birlikte hareket etme imkanı kazanmıştır.
Antlaşmanın bazı önemli maddeleri:

1. Almanya, içindeki prenslerin dini ve siyasi özgürlüklerini kabul etti.
2. Hollanda’nın bağımsızlığı tanındı.
3. Fransa, Almanya’dan Alsas’ı aldı.
4. İsveç Kralı, Baltık denizi kıyılarına sahip oldu.
5. Almanya’nın küçük prensliklerinden Brandenburg Prensliği Prusya dukalığı adını aldı. Bu suretle bugünkü Almanya’nın temelleri atılmış oldu.

Yorum : Westfalya barışını İspanya tanımadı. Bu yüzden Orta Avrupa’da savaş bittiği halde Fransa ile İspanya arasında savaş on yıl daha devam etti. Yapılan Pirene Antlaşmasıyla (1659), İspanya Fransa’nın üstünlüğünü kabul etmiştir.
17 ve 18. Yüzyıllarda Avrupa Devletleri

1. Almanya: Kutsal Roma-Germen adını taşıyan Almanya’da yüzlerce prenslik vardı. Aralarında siyasi birlik yoktu. Otuz Yıl savaşlarında Almanya yenilmiş ve ülkedeki prensliklere mezhep özgürlüğü tanımıştı. 18. yüzyıl başlarında Prusya en güçlü prenslik olarak krallık haline geldi ve lider durumuna yükseldi.

2. İngiltere: 17. yüzyıl sonlarında ingiltere’de meşruti krallık kuruldu (1688). 18. yüzyıla güçlü bir şekilde giren İngiltere her alanda gelişme gösterdi. Yedi yıl savaşları’nda Fransa’dan büyük sömürgeler elde etti. Amerika’da 13 koloni kurdular. Amerika’nın bağımsızlığını Versay (1783) Antlaşmasıyla tanıdılar.

3. Fransa: 17. yüzyılda Avrupa’nın en güçlü devleti durumuna geldi, ispanya Veraset Savaşlarında Almanya ve İngiltere ile mücadele etti. Bu savaşlar Fransa’yı olumsuz yönde etkiledi.

4. Lehistan: 17. yüzyılın sonlarına doğru Kutsal İttifaka katılarak Osmanlı Devleti’yle mücadeleye girişti, iç ve dış nedenler siyasi alanda etkili olmasına engel oldu. 18. yüzyılda iyice güçsüzle-şen Lehistan, Rusya, Prusya ve Avusturya tartından üç kez bölüşülerek ortadan kaldırıldı (1772, 1793, 1795).
18. yüzyılın sonlarına doğru Lehistan’ın ortadan kalkması ile Rusya hem İsveç hem de Osmanlı Devleti için çok büyük bir tehlike durumuna geldi.

5. Hollanda: İspanya’dan bağımsızlığını kazanan Hollanda’da krallık kuruldu. Kısa zamanda sömürgecilikte ilerledi ve zengin bir duruma geldi.

6. Rusya: Rusya, 17. yüzyılın sonlarında (1682) Çar ı. Petro’nun yönetimine girdi. Petro’nun iki amacı vardı: Karadeniz’e ve Ballık kıyılarına ulaşmak. Petro, Rusya’yı bir Avrupa devleti haline getirmeye çalıştı. İstanbul Antlaşmasıyla Karadeniz’e inen Rusya, Küçük Kaynarca’yla da Kırım’ı alarak kuvvetli bir devlet haline gelmiştir.

7. Avusturya: Otuzyıl savaşlarında Avusturya Alman siyasi birliğini kuramamıştı. Fakat güçlü devletler arasındaydı. Zaten Karlofça Antlaşmasıyla Macaristan’ı ve Erdel’i alarak büyümüştü. Fransız ihtilâli Avusturya’nın büyümesinde büyük bir engel olmuştur.

8. İsveç: Otuz yıl savaşlarından başarı ile çıkmıştır. Paltova savaşıyla İsveç’in genişlemesi durdu.

9. İtalya: İtalya’da siyasi birlik yoktu. 18. yüzyılda da bu özelliğini devam ettiren İtalya’da en büyük cumhuriyet Sardunya Krallığı idi. Venedik eski önemini yitirmeye başlamıştı. 19. yüzyılda Sardunya İtalyan birliğini kurmuştur.


DİPLOMASİ VE DEĞİŞİM (XVIII. YÜZYIL)

GERİLEME DEVRİ (1699-1792)

18. YÜZYIL PADİŞAHLARI
1) II. Mustafa (1695-1703) (IV. Mehmet’in oğlu)
2) III. Ahmet (1703-1730) (IV. Mehmet’in oğlu)
3) I. Mahmut (1730-1754) (II. Mustafa’nın oğlu)
4) III. Osman (1754-1757) (II. Mustafa’nın oğlu
5) III. Mustafa (1757-1774) (III.Ahmet’in oğlu)
6) I. Abdülhamit (1774-1789) (III.Ahmet’in oğlu)
7) III. Selim (1789-1807) (III.Mustafa’nın oğlu) 

18. YÜZYILIN ÖZELLİKLERİ:
1) Osmanlı Devleti 18. yüzyıla ilk defa toprak kaybeden bir devlet olarak girdi(KARLOFÇA). Bu yüzden bu yüzyılın başlarında kaybettiği toprakları geri alma çabasına girdi.
2) Osmanlı Devleti 17. yüzyılda en çok AVUSTURYA ile savaşmıştı. 18. yüzyılda ise en çok RUSYA ile savaşacak.
3) Kanuni’den beri dostumuz olan Fransa 18. yüzyılın sonlarında (1798) Mısır’a saldırınca bu ülke ile ilişkilerimiz bozulacak.
4) Bu yüzyılda Osmanlı Devleti’nin toprak kaybı hızlanacak, Avrupa’nın bilim ve tekniği alınmaya çalışılsa da yeterli olmayacak, sonuçta Osmanlı Devleti Avrupa’nın üstünlüğünü kabul etmek zorunda kalacak.
III. AHMET DÖNEMİ (1703-1730)
KARLOFÇADA KAYBEDİLEN YERLERİ KURTARMA ÇABALARI:
1) PRUT SAVAŞI (1711)
Gelişmeler:
Ruslar (Çar Deli Petro) denizlere inme politikasının sonucu olarak Baltık Denizi kıyıları için İSVEÇ ile savaşmış, Ruslara yenilen İsveç kralı DEMİRBAŞ ŞARL” Osmanlı Devletine sığınmıştı Sebepler:
a) İsveçlileri takip eden Rus kuvvetlerinin Osmanlı topraklarına girerek tahrip etmeleri,
b) Osmanlı Devletinin 1700 İstanbul Antlaşmasında Ruslara verdiği AZAK Kalesi’ni geri almak istemesi.
c) Rusya’nın Osmanlı Ortodokslarını ayaklanmaya teşvik etmesi. Savaş:
1711 yılında Baltacı Mehmet Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Rus ordusunu yendi. Sonuç:
Prut Antlaşması İmzalandı.(1711)

Maddeleri:
1. Ruslar Azak Kalesini geri verecek ve İstanbul’da elçi bulunduramayacaklardı.
2. İsveç Kralı ülkesine rahatça geri dönebilecekti.
3. Ruslar Kırım ve Lehistan işlerine karışmayacaklardı.
2) OSMANLI-VENEDİK VE AVUSTURYA SAVAŞLARI (1715-1718)
Osmanlıların 1711′de Ruslardan Azak Kalesini geri almaları Karlofça’da kaybettiği diğer yerleri de geri almaları umudunu güçlendirdi. 1715′de Osmanlı Devleti Mora’yı Venediklilerden geri almak için savaşı başlattı. Osmanlı Devleti’nin Venediklilere karşı başarılar kazanması üzerine sıranın kendisine geldiğini gören Avusturya’da savaşa girdi.(1716) Ancak Osmanlı Devleti aynı başarıyı Avusturya’ya karşı gösteremedi.

SONUÇ: PASAROFÇA ANTLAŞMASI İmzalandı.(1718)

Maddeleri:
1. Mora Osmanlılar’da kalacak.
2. Osmanlı Devleti Belgrat’ı ve Eflak’ın bir bölümünü Avusturya’ya verdi.

NOT: Osmanlı Devleti Pasarofça Antlaşmasından sonra Avrupadaki olaylardan uzak kalarak bir barış siyaseti izledi. 1718-1730 yılları arasındaki bu döneme LALE DEVRİ denir.
LALE DEVRİ
1718 yılında Avusturya ile imzalanan Pasarofça Antlaşmasından 1730 yılındaki ”Patrona Halil İsyanı”na kadar geçen döneme Lale Devri denir. Bu dönemin padişahı III. Ahmet, Sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’dır.
Lale Devrinin Özellikleri:
Bu dönemde Avrupa ile savaş yaşanmamış, barış içinde yaşamak fikri ortaya çıkmıştır. Osmanlı Devleti Avrupa’yı daha iyi tanıyabilmek için Paris, Londra gibi şehirlere elçiler göndermiştir. Bu devirdeki diğer yenilikler ve ıslahatlar şunlardır:

a) Matbaa kuruldu. (Sait Efendi ve İbrahim Müteferrika tarafından 1727′de İstanbul’da kuruldu. Matbaada basılan ilk eser Vankulu Lügatı’dır.)
b) Yeniçerilerden bir itfaiye bölüğü oluşturuldu.
c) Yalova’da kağıt, İstanbul’da kumaş ve çini fabrikaları kuruldu.
d) Yeni Kütüphaneler açıldı. Doğu ve batı eserleri tercüme edildi.
e) Çiçek aşısı yaygınlık kazandı.
f) Lağımcı ve Humbaracı ocaklarında ıslahatlar yapıldı.
g) Mimarlık, resim ve minyatür sanatları gelişti.
Lale Devrinin Sona Ermesi:
Halkın büyük bir kısmı zor durumdayken İstanbul’da bazı devlet büyüklerinin rahat bir yaşam sürdürmeleri, eğlenceye düşkünlükleri huzursuzluklara sebep oluyordu. Patrona Halil isimli bir yeniçeri bu durumdan memnun olmayanları yanına alarak isyan çıkardı. İsyan sonucu Nevşehirli Damat İbrahim Paşa ve yakınları öldürüldü. Padişah III. Ahmet tahttan indirildi, yerine I. Mahmut getirildi.”’


GERİLEME DÖNEMİ I.MAHMUT DÖNEMİ

SAVAŞLAR:
1)- 1736-1739 OSMANLI- AVUSTURYA+RUSYA SAVAŞLARI:
Sebep: Rusya ve Avusturya’nın Osmanlı’ya karşı ittifak kurmaları ve Rusların Azak kalesini ele geçirmeleri.
Savaş: 1736′da Rusya ile başlayan savaşa Avusturya’da katıldı. Osmanlı Devleti iki devlete karşı da başarılar kazandı.
Sonuç: Her iki Devlet ile Osmanlı Devleti arasında BELGRAT ANTLAŞMALARI imzalandı. (1739)
Maddeleri:
1- Avusturya’dan Pasarofça antlaşmasıyla verilen yerler geri alındı.
2- Ruslar Azak Kalesini yıkmayı ve Azak Denizinde savaş ve ticaret gemisi bulundurmamayı kabul etti.

NOT: Belgrat Antlaşması Osmanlı Devletinin Batıda imzaladığı son KAZANÇLI antlaşmadır.

NOT: Belgrat antlaşmaları sırasında Fransa Osmanlıların lehine arabuluculuk yapmıştı. Bunun karşılığı olarak 1740 yılında I. Mahmut tarafından Fransa’ya verilen KAPİTÜLASYONLAR sürekli” hale getirildi. 

2)- OSMANLI-İRAN SAVAŞLARI:
1639 yılında imzalanan KASR-I ŞİRİN antlaşmasından sonra durulan Osmanlı-İran ilişkileri İran’daki iç karışıklıklardan yararlanmak isteyen Osmanlıların İran’a saldırmasıyla yeniden bozulmuş, zaman zaman süren savaşlardan kalıcı bir sonuç elde edilememiştir.

1746 yılında Kasr-ı Şirin Antlaşmasındaki sınırlar kabul edilerek savaşlara son verilmiştir.”’


GERİLEME DÖNEMİ III. OSMAN VE III. MUSTAFA DÖNEMİ

III. OSMAN DÖNEMİ (1754-1757)
III. Osman döneminde önemli bir siyasal gelişme olmamıştır.
III. MUSTAFA DÖNEMİ (1757-1774)
1768-1774 OSMANLI-RUS SAVAŞI
Sebep:
Rusların Lehistan içişlerine karışarak, kral seçimine müdahale etmeleri üzerine Lehistan halkı yeni krala isyan ederek karşı çıkmış, bunun üzerine Ruslar isyancı Lehlileri yenerek, Osmanlı topraklarına kadar kovaladılar. Osmanlı Devleti Rusya’ya savaş açtı.(1768)

NOT: Lehistanın bağımsız kalması Osmanlı Devleti için çok önemliydi. Çünkü Lehistan Osmanlı Devleti ile Rusya arasında tampon devlet” durumundaydı.

Savaş: Rus Ordusu Kırım’ı işgal etti, Eflak ve Boğdan’ı ele geçirdi. Baltık Denizinden Akdeniz’e geçen Rus donanması 1770 yılında ÇEŞME limanında Osmanlı Donanmasını yaktı.

Sonuç: Ruslarla ”Küçük Kaynarca Antlaşması” imzalandı.(1774)”’


GERİLEME DÖNEMİ I.ABDÜLHAMİT VE III.SELİM DÖNEMİ

KÜÇÜK KAYNARCA ANTLAŞMASI(1774) (I.Abdülhamit Dönemi)
Maddeleri:
1)- Kırım’a bağımsızlık verilecek, Kırım sadece dini bakımdan halifeye(padişah) bağlı kalacak.
2)- Kılburun, Yenikale, Kerç ve Azak Kalesi Ruslara verilecek.
3)- Eflak-Boğdan, Ege adaları ve Gürcistan Osmanlılarda kalacak.
4)- İngiltere ve Fransa’ya verilen Kapitülasyonlar Rusya’ya da verilecek.
5)- Ruslar Osmanlı hakimiyetindeki Ortodoksların koruyucusu (hamisi) olacak.
6)- Ruslar İstanbul’da daimi bir elçi bulundurabileceklerdi.

Küçük Kaynarca’nın Önemi:
* Küçük kaynarca’nın en önemli maddeleri Kırım’a bağımsızlık ve Rusların Ortodoksların hamisi sayılması maddeleridir.
* Kırım’a bağımsızlık verilmesiyle, Ruslar Kırım’ı ele geçirme konusunda önemli bir adım atmışlardır. Nitekim çok geçmeden, 1783 tarihinde Kırım’ı işgal ederek Rus topraklarına katmışlardır. Böylelikle Fatih döneminden beri devam eden Karadeniz’deki Türk egemenliği sona erecektir.
* Ruslar Osmanlı Ortodokslarının koruyucusu olmaları ile, Osmanlı Devletinin iç işlerine sık sık karışacaklar, böylelikle Balkan milletleri üzerinde etkili olacaklardır.
1787-1792 OSMANLI-RUSYA+AVUSTURYA SAVAŞLARI:
Sebepler:

1- Osmanlı Devleti’nin Kırım’ın Ruslar tarafından işgalini unutamaması. (1783′de II. Katerina Kırım’ı işgal ederek Rusya’ya kattığını ilan etmiş,binlerce Türk’ü kılıçtan geçirmişti.Osmanlı Devleti bu olup bittiye ses çıkaramamıştı.)
2- Rusya ve Avusturya Osmanlı Devletinin Balkan topraklarını paylaşma konusunda anlaştılar. Anlaşmaya göre eğer İstanbul alınırsa Bizans İmparatorluğu” yeniden kurulacaktı.

Savaş:

Anlaşmayı haber alan Osmanlı Devleti zaten Kırım’ın acısını unutamadığından Rusya’ya savaş ilan etti. Avusturya’da savaşa katılınca Osmanlı Devleti her ikisine karşı savaşmak zorunda kaldı.

Sonuç:

Avusturya Osmanlı Devletiyle ZİŞTOVİ ANTLAŞMASI’nı imzalayarak (1791) Rusya’yı yalnız bıraktı.
Çünkü: Avusturya, bu sırada çıkan Fransız İhtilalinden olumsuz şekilde etkilenmişti.

NOT: Ziştovi Antlaşmasıyla Avusturya savaştan önceki sınırlarına çekildi. Bundan sonra Avusturya ile Osmanlı Devleti arasında ciddi bir savaş olmamış, hatta I. Dünya Savaşında Osmanlı Devletiyle birlikte savaşmıştır.

NOT: Fransız İhtilalinin yaydığı ”Milliyetçilik” akımından en çok etkilenen iki devlet Avusturya ve Osmanlı Devleti’dir.
YAŞ ANTLAŞMASI
Ziştovi Antlaşmasından sonra tek başına kalan Rusya ile savaş 1792′ye kadar sürdü. Sonuçta YAŞ ANTLAŞMASI imzalandı.(1792)
Yaş Antlaşmasıile Osmanlı Devleti Kırım’ın Rusya’ya ait olduğunu kabul etti.
Yaş Antlaşması Osmanlı Devletinin Dağılma Döneminin başlangıcı sayılır.
1798-1801 OSMANLI-FRANSA SAVAŞI (Mısır’ın İşgali)
SEBEPLER:

1789 yılında Fransız İhtilali meydana gelmişti. Fransa Arnavutluk’taki bazı kıyıları ele geçirince Osmanlı Devleti ile komşu oldu. Fransızlar hem Osmanlı’nın Balkan Milletlerini bağımsız olmaya teşvik ediyor, hem de sömürgecilik faaliyetine başlıyorlardı. 1798 yılında NAPOLYON BONAPART Mısır’ı işgal etti. Amacı hem Osmanlı topraklarından pay almak, hem de İngiltere’nin Hindistan’la olan bağlantısını kesmekti.

SONUÇ:

İngiltere ve Rusya Osmanlı Devleti’nin yanında yer aldılar. Yeni kurulan ”Nizam-ı Cedit” ordusu AKKA KALESİ önünde Napolyon’u yendi.

NOT: Bu Napolyon’un ilk yenilgisiydi. Nizam-ı Cedit’in ise ilk ve son başarısıydı.

Fransa 1801′de imzalanan EL-ARİŞ Antlaşmasıyla Mısır’dan geri çekilmek zorunda kaldı.”’

Küçük Kaynarca’nın Önemi:
* Küçük kaynarca’nın en önemli maddeleri Kırım’a bağımsızlık ve Rusların Ortodoksların hamisi sayılması maddeleridir.
* Kırım’a bağımsızlık verilmesiyle, Ruslar Kırım’ı ele geçirme konusunda önemli bir adım atmışlardır. Nitekim çok geçmeden, 1783 tarihinde Kırım’ı işgal ederek Rus topraklarına katmışlardır. Böylelikle Fatih döneminden beri devam eden Karadeniz’deki Türk egemenliği sona erecektir.
* Ruslar Osmanlı Ortodokslarının koruyucusu olmaları ile, Osmanlı Devletinin iç işlerine sık sık karışacaklar, böylelikle Balkan milletleri üzerinde etkili olacaklardır.
1787-1792 OSMANLI-RUSYA+AVUSTURYA SAVAŞLARI:
Sebepler:

1- Osmanlı Devleti’nin Kırım’ın Ruslar tarafından işgalini unutamaması. (1783′de II. Katerina Kırım’ı işgal ederek Rusya’ya kattığını ilan etmiş,binlerce Türk’ü kılıçtan geçirmişti.Osmanlı Devleti bu olup bittiye ses çıkaramamıştı.)
2- Rusya ve Avusturya Osmanlı Devletinin Balkan topraklarını paylaşma konusunda anlaştılar. Anlaşmaya göre eğer İstanbul alınırsa Bizans İmparatorluğu” yeniden kurulacaktı.

Savaş:

Anlaşmayı haber alan Osmanlı Devleti zaten Kırım’ın acısını unutamadığından Rusya’ya savaş ilan etti. Avusturya’da savaşa katılınca Osmanlı Devleti her ikisine karşı savaşmak zorunda kaldı.

Sonuç:

Avusturya Osmanlı Devletiyle ZİŞTOVİ ANTLAŞMASI’nı imzalayarak (1791) Rusya’yı yalnız bıraktı.
Çünkü: Avusturya, bu sırada çıkan Fransız İhtilalinden olumsuz şekilde etkilenmişti.

NOT: Ziştovi Antlaşmasıyla Avusturya savaştan önceki sınırlarına çekildi. Bundan sonra Avusturya ile Osmanlı Devleti arasında ciddi bir savaş olmamış, hatta I. Dünya Savaşında Osmanlı Devletiyle birlikte savaşmıştır.

NOT: Fransız İhtilalinin yaydığı ”Milliyetçilik” akımından en çok etkilenen iki devlet Avusturya ve Osmanlı Devleti’dir.

NOT: Fransız İhtilalinin yaydığı ”Milliyetçilik” akımından en çok etkilenen iki devlet Avusturya ve Osmanlı Devleti’dir.
YAŞ ANTLAŞMASI
Ziştovi Antlaşmasından sonra tek başına kalan Rusya ile savaş 1792′ye kadar sürdü. Sonuçta YAŞ ANTLAŞMASI imzalandı.(1792)
Yaş Antlaşmasıile Osmanlı Devleti Kırım’ın Rusya’ya ait olduğunu kabul etti.
Yaş Antlaşması Osmanlı Devletinin Dağılma Döneminin başlangıcı sayılır.
1798-1801 OSMANLI-FRANSA SAVAŞI (Mısır’ın İşgali)
SEBEPLER:

1789 yılında Fransız İhtilali meydana gelmişti. Fransa Arnavutluk’taki bazı kıyıları ele geçirince Osmanlı Devleti ile komşu oldu. Fransızlar hem Osmanlı’nın Balkan Milletlerini bağımsız olmaya teşvik ediyor, hem de sömürgecilik faaliyetine başlıyorlardı. 1798 yılında NAPOLYON BONAPART Mısır’ı işgal etti. Amacı hem Osmanlı topraklarından pay almak, hem de İngiltere’nin Hindistan’la olan bağlantısını kesmekti.

SONUÇ:

İngiltere ve Rusya Osmanlı Devleti’nin yanında yer aldılar. Yeni kurulan ”Nizam-ı Cedit” ordusu AKKA KALESİ önünde Napolyon’u yendi.

NOT: Bu Napolyon’un ilk yenilgisiydi. Nizam-ı Cedit’in ise ilk ve son başarısıydı.

Fransa 1801′de imzalanan EL-ARİŞ Antlaşmasıyla Mısır’dan geri çekilmek zorunda kaldı.”’


18. YÜZYIL ISLAHAT HAREKETLERİ

AÇIKLAMA:
17. yüzyılda II. Osman(1618-1622), IV.Murat(1623-1640), Kuyucu Murat Paşa, Tarhuncu Ahmet Paşa ve Köprülüler sülalesinden sadrazamların ıslahatlar yaptıklarını belirtmiştik. Daha çok iç isyanları bastırmak, asayişi sağlamak, devlet otoritesini yeniden kurmak, maliyeyi düzeltmek, Tımar sistemini düzeltmek ve Kapıkulu ocaklarını ıslah etmek şeklinde gelişen bu ıslahatlar genel olarak yüzeysel kaldığından istenen sonuçlara tam olarak ulaşılamamıştı. Daha çok eski devirlerdeki uygulamaların devamı şeklinde olan ve çok sert tedbirlerle kötülükleri önleme düşüncesine dayanan bu ıslahatlar kalıcı sonuçlar getirmedi. Devletin eski gücüne ulaşmasını sağlayamadı.
18. YÜZYIL ISLAHATLARININ GENEL KARAKTERİ:
18. yüzyılda daha köklü değişikliklere ihtiyaç duyuldu. Avrupa’nın askeri ve teknik üstünlüğü görüldü ve kabul edildi. Bu yönde gelişme sağlanmaya çalışıldı. Bu yüzyıldaki Islahatları şöyle sıralayabiliriz:
1) LALE DEVRİ ISLAHATLARI(1718-1730):
1718 yılında Avusturya ile imzalanan Pasarofça Antlaşmasından 1730 yılındaki Patrona Halil İsyanı”na kadar geçen döneme Lale Devri denir. Bu dönemin padişahı III. Ahmet, Sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’dır.
Lale Devrinin Özellikleri:
Bu dönemde Avrupa ile savaş yaşanmamış, barış içinde yaşamak fikri ortaya çıkmıştır. Osmanlı Devleti Avrupa’yı daha iyi tanıyabilmek için Paris, Londra gibi şehirlere elçiler göndermiştir. Bu devirdeki diğer yenilikler ve ıslahatlar şunlardır:

a) Matbaa kuruldu. (Sait Efendi ve İbrahim Müteferrika tarafından 1727′de İstanbul’da kuruldu. Matbaada basılan ilk eser Vankulu Lügatı’dır.)
b) Yeniçerilerden bir itfaiye bölüğü oluşturuldu.
c) Yalova’da kağıt, İstanbul’da kumaş ve çini fabrikaları kuruldu.
d) Yeni Kütüphaneler açıldı. Doğu ve batı eserleri tercüme edildi.
e) Çiçek aşısı yaygınlık kazandı.
f) Lağımcı ve Humbaracı ocaklarında ıslahatlar yapıldı.
g) Mimarlık, resim ve minyatür sanatları gelişti.
2) I.MAHMUT DEVRİ ISLAHATLARI(1730-1754)
Patrona Halil İsyanı sonucu Nevşehirli Damat İbrahim Paşa ve yakınları öldürüldü. Padişah III. Ahmet tahttan indirildi, yerine I. Mahmut getirildi.
Önemli Siyasi Olayları:
a) 1736-1739 Osmanlı-Rus+Avusturya Savaşları sonucunda BELGRAT Antlaşması imzalandı.
b) 1740 Yılında Fransızlara verilen Kapitülasyonlar sürekli hale getirildi.
c) 1746 yılında İran’la Kasr-ı Şirin Antlaşmasındaki sınırları kabul eden antlaşma imzalandı.
Islahatlar:
a) Humbaracı Ahmet Paşa, Topçu ve Humbaracı ocaklarında ıslahatlar yaptı.
b) Üsküdar’da KARA MÜHENDİSHANESİ (Mühendishane-i Berri Hümayun) adlı bir subay okulu açıldı.
3) III.MUSTAFA DEVRİ ISLAHATLARI (1757-1774):
III.Mustafa döneminde Lehistan meselesi yüzünden 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı yapıldı. Savaş Osmanlı Devleti için felaketle sonuçlandı. III. Mustafa kederinden öldü.(1774)
Islahatlar:
a) ”Baron Dö Tot” Sürat topçuları adlı bir birlik kurdu, topçu ve istihkam sınıflarını yetiştirdi.
b) Hendeshane adlı okulda denizcilik ve topçuluk eğitimi verildi.(Mühendishane-i Bahri Hümayun)
c) Maliyede düzenlemeler yapıldı.
4) I.ABDÜLHAMİT DEVRİ ISLAHATLARI(1774-1789):
III. Mustafa’nın ölümüyle yerine I.Abdülhamit geçti.
Önemli Siyasi Olayları:
a) Küçük Kaynarca Antlaşması imzalandı.(1774)
b) 1783′de Ruslar Kırım’ı işgal etti.
c) 1787-1792 Osmanlı-Rus+Avusturya savaşı başladı. 1789′da ölümüyle yerine III.Selim geçti.
Islahatlar:
a) İstanbul’da bir istihkam okulu açıldı.
b) Maliye’de ve askeri alanda ıslahatlara devam edildi.
5) III.SELİM DEVRİ ISLAHATLARI(1774-1789):
Önemli Siyasi Olayları:
a) Başa geçtiğinde Osmanlı Devletiyle Rusya+Avusturya savaşı devam ediyordu.(1787-1792)
b) 1789′da Fransız ihtilali çıktı.
c) Bunun üzerine Avustuya 1791′de savaştan çekilerek Ziştovi Antlaşmasını imzaladı.
d) Tek başına kalan Rusya da 1792′de YAŞ antlaşmasını imzaladı.
e) Napolyon 1798′de Mısır’ı işgal etti. Nizamı Cedit Fransız ordusunu AKKA’da yendi. Fransızlar Mısır’dan çekildi.
f) Fransız ihtilalinin etkileri Osmanlı Devletinde görülmeye başlandı. 1804′de Sırp İsyanı çıktı.
g) 1806-1812 Osmanlı Rus Savaşı başladı.
h) 1807′de Kabakçı Mustafa Olayı ile tahttan indirildi.
Islahatlar:
III. Selim Döneminde yapılan Islahatlara genel olarak Nizam-ı Cedit(Yeni Düzen) denilmiştir.

a) Nizam-ı Cedit Ordusunu kurarak, yeniçeri ocağını geri plana düşürdü.(İsveçli subayların eğittiği bu ordu, Akka’da Napolyon’u yenmeyi başardı.)
b) Islahat hareketlerine ve Nizam-ı Cedit ordusuna gelir sağlamak amacıyla İRAD-I CEDİT adıyla yeni bir hazine kurdu.
c) Kara ve deniz mühendishaneleri genişletildi.
d) Yeniçeri ve diğer Kapıkulu Ocakları düzene sokuldu.
e) Tersaneler yenilendi, modern toplar döküldü.
f) Avrupa’daki gelişmeleri öğrenmek için Paris, Londra,Viyana ve Berlin’de devamlı elçilikler açıldı.
g) İlmiye sınıfında ve devlet dairelerinde düzenlemeler yapıldı.
h) Bilim ve sanat eserleri batı dillerinden Türkçe’ye çevrildi.”’


Genel Tekrar Soruları

Soru1. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethi ile Bizans İmparatorluğuna son verildiği halde İstanbul’da Ortodoks kilisesinin varlığı korunmuştur. Aşağıdakilerden hangisi Fatih’in bu yolla ulaşmak istediği amaç olamaz?

A) Hıristiyan dininde mezhep ayrılıklarına son vermek.
B) Yönetimi altındaki Hıristiyanlara hoşgörü ile davranıldığını ortaya koymak.
C) Ortodoks kilisesinin hareketlerini kontrol altında tutmak.
D) Katolik kilisesine karşı bir güç oluşturmak.
E) Balkanlarda yapılacak savaşlarda Rumların desteğini sağlamak.

Soru2. Fatih döneminde İstanbul’un Ege adalarının ve Kırım’ın Osmanlı topraklarına katılması aşağıdakilerden hangisinde verilen devletlerin ekonomik çıkarlarını zedelemiştir ?

A) Napoli – Portekiz
B) Venedik – Ceneviz
C) İspanya – Fransa
D) İngiltere – Arnavutluk
E) Sırbistan – Macaristan

Soru3. Aşağıdakilerden hangisi Fatih döneminde Anadolu’da siyasi birliğin sağlanması için mücadele edilen devletlerden biri değildir ?

A) Trabzon Rum İmp.
B) Akkoyunlular
C) Karamanoğulları
D) Candaroğulları
E) Danişmentoğulları

Soru4. Aşağıdakilerden hangisi Fatih devri olaylarından değildir ?

A) Kırım’ın fethi
B) Zigetvar Kalesi’nin fethi
C) Mora’nı fethi
D) Amasra’nın fethi
E) Otranto Kalesi’nin fethi

Soru5. Aşağıdakilerden hangisi II. Mehmet devrinde gerçekleştirilen fetihlerden biri değildir ?

A) İstanbul’un fethi
B) Amasra’nın fethi
C) Kırım’ın fethi
D) Sırbistan’ın fethi
E) Bulgaristan’ın fethi

Soru6. Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devletinde Osmanlı devletinin yükselme döneminde taht kavgalarını hızlandırmış ve saltanat değişikliğine neden olmuştur ?

A) Safevi tehlikesi
B) Celali isyanları
C) Şeyh Bedrettin isyanı
D) Otlukbeli savaşı
E) Cem Sultan olayı

Soru7. – I. Amasra II. Sinop III. Trabzon IV. Konya
Fatih döneminde gerçekleşen yukarıdaki fetihlerden hangisi ya da hangileri iki Türk devletinin mücadelesi şeklinde olmamıştır?

A) Yalnız III
B) Yalnız I
C) IIIV
D) Yalnız II
E) I.III

Soru8. Fatih Sultan Mehmet İstanbul kuşatması öncesinde akıncı beylerinden Turhan Bey’i Mora üzerine göndermiştir. Fatih bu davranışıyla aşağıdakilerden hangisini amaçlamıştır ?

A) Rumların desteğini sağlamak
B) Katoliklerin desteğini sağlamak
C) Bizans’a Avrupa’dan yardım gelmesini önlemek
D) Ege Denizini Osmanlı egemenliği altına almak
E) Deniz ticaretini güçlendirmek

Soru9. Fatih devrinde Karamanoğulları toprakları üzerindeki mücadeleler Osmanlı Devleti’ni aşağıdaki devletlerden hangisiyle karşı karşıya getirmiştir ?

A) Akkoyunlular
B) Safeviler
C) Karakoyunlular
D) Dulkadiroğulları
E) Ramazanoğulları

Soru10. Aşağıdakilerden hangi devlet Osmanlı ülkesinde devamlı elçi bulundurma hakkını diğerlerinden önce elde etmiştir ?

A) Fransa
B) Ceneviz
C) Venedik
D) İngiltere
E) Sırbistan

Soru11. Fatih Kanunnamesinde “ Nizamı alem için hükümdarların kardeşlerini katledebileceği” hükmü yer almıştır.Bu kanunnamenin yapılmasından sonra ilk defa hangi olayda etkisi görülür ?

A) Şehzade Bayezid’in isyanı
B) Sancağa çıkma geleneğinin bitirilmesinde
C) Ekber ve Erşed sisteminin geçerli olmasında
D) Cem Sultan olayı
E) Yavuz’un II. Bayezid’e karşı isyan etmesi.

Soru12. Karadeniz’in bir Türk gölü haline gelmesi aşağıdaki yerlerden hangisinin fethiyle gerçekleşmiştir ?

A) İstanbul
B) Amasra
C) Rodos
D) Kırım
E) Azak

Soru13. Aşağıdakilerden hangisi İstanbul’un fethinin sonuçlarından biri değildir ?

A) Osmanlıların Balkanlarda ki fetihlerinin kolaylaşması
B) Karadeniz ticaret yolunu Osmanlı denetimine girmesi
C) Osmanlı padişahlarının halife unvanını alması
D) Anadoludaki Osmanlı hakimiyetinin kuvvetlenmesi
E) Sur ve kalelerin toplarla yıkılabileceğinin anlaşılması

Soru14. İstanbul Fatih devrine kadar birçok kez kuşatılmış ancak alınamamıştır. İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet zamanında fethedilmesinde aşağıdaki etkenlerden hangisi daha önemli rol oynamıştır ?

A) Türk askerlerinin sayısal üstünlüğü
B) Komutanların savaştaki başarıları
C) Kullanılan üstün savaş teknikleri
D) Bizans’ın zayıf savunma sistemi
E) Maddi imkanların daha fazla olması

Soru15. I. Otlukbeli Savaşı II. Mora’nın fethi III. Amasra’nın fethi IV. Sırbistan’ın fethi V. Otronto’nun alınması
Fatih döneminde meydana gelen yukarıdaki gelişmelerden hangisi diğerlerine göre daha sonra gerçekleşmiştir ?

A) I
B) II
C) III
D) IV
E) V

Soru16. Aşağıdakilerden hangisi Fatih döneminde ele geçirilen Ege adalarından değildir ?

A) İmroz
B) Bozcaada
C) Limni
D) Rodos
E) Taşoz

Soru17. Edirne – Segedin Antlaşması’nın en önemli özelliği aşağıdakilerden hangisidir ?

A) Balkanlardaki ilerleyişin sona ermesi
B) Balkanlara kesin olarak yerleşilmesi
C) Balkanlarda yapılan ilk antlaşma olması
D) II. Murat’ın hükümdarlıktan çekilmesi
E) II. Mehmet’in hükümdar olması

Soru18. Aşağıdakilerden hangisi döneminde Batı ve Orta Anadolu fethedilerek ilk defa Anadolu Türk birliğinin kuruluşu gerçekleşmiştir ?

A) I. Murat
B) Çelebi Mehmet
C) Yıldırım Bayezid
D) II. Murat
E) II. Mehmet

Soru19. Aşağıdaki ayaklanmalardan hangisi kuruluş devrinde görülmüştür ?

A) Baba Zünnun
B) Kalenderoğlu
C) Ahmet Paşa
D) Şahkulu
E) Şeyh Bedrettin

Soru20. Aşağıdaki savaşlardan hangisinin kazanılması Osmanlı Devletinin Balkanlardaki egemenliğini kesinleştirmiştir ?

A) Sırpsındığı Savaşı
B) I. Kosava Savaşı
C) Niğbolu Savaşı
D) Çirmen savaşı
E) Kosava Savaşı

Soru21. Yıldırım Bayezid’in oğulları arasında mücadelenin başlamasıyla ortaya çıkan Fetret devrinin meydana gelmesinde hangi olay etkili olmuştur ?

A) Akkoyunlu Devleti’nin güçlenmesi
B) Ankara Savaşı’nın kaybedilmesi
C) Anadolu Beylerbeyliği’nin kurulması
D) Bizans’ın vergiye bağlanması
E) İstanbul’un kuşatılması

Soru22. Osmanlı Devleti Balkanlarda yaptığı savaşlardan hangisinde yenilgiye uğramıştır ?

A) Ploşnik
B) Sırpsındığı
C) Çirmen
D) I. Kosava
E) Niğbolu

Soru23. Osmanlı Devleti Balkanlarda kuruluş devrinde aşağıdakilerden hangi devletle mücadele etmemiştir ?

A) Bizans
B) Bulgar Krallığı
C) Avusturya
D) Macar Krallığı
E) Sırp Krallığı

Soru24. Osmanlı Devleti kuruluş devrinde aşağıdakilerden hangisiyle savaş yapmamıştır ?

A) Memlükler
B) Bizans
C) Venedik
D) Macarlar
E) Karamanoğulları

Soru25. Osmanlı Devleti’nin Avrupa’da kısa zamanda ilerlemesinde aşağıdakilerden hangisi etkili olmamıştır ?

A) İngiltere ve Fransa arasında Yüzyıl Savaşlarının yapılması
B) Anadolu Beyliklerinin devamlı olarak Osmanlı Devletine yardım etmeleri
C) Balkanlarda siyasi birliğin bulunmaması
D) Osmanlı devletinin takip ettiği iskan politikası
E) Katolik ve Ortodokslar arasında mezhep çatışmaları

CEVAP ANAHTARI

1 A 16 D
2 B 17 C
3 E 18 C
4 B 19 E
5 E 20 E
6 A 21 B
7 E 22 A
8 C 23 C
9 A 24 A
10 C 25 A
11 D
12 D
13 C
14 C
15 E


1. Osmanlı Devleti’nin; XVI. yüzyıl sonlarından itibaren siyasi, sosyal ve ekonomik alanlarda sorunlar yaşadığı görülür.
Aşağıdakilerden hangisi bu sorunların nedenlerinden biri olarak gösterilemez?
A) Dış borçların mali durumu olumsuz etkilemesi
B) Ordu ve donanmanın güç yitirmesi
C) Avrupa’daki gelişmelere ayak uydurulamaması
D) Padişah ve devlet adamlarının yetersiz olması
E) Dirlik sisteminin bozulması

2. Aşağıdakilerden hangisi, Osmanlı Devleti’nde XVI. yüzyıl sonlarından itibaren yönetimin bozulmasının nedenlerinden biri olarak gösterilemez?
A) Şehzadelerin sancağa gönderilme uygulamasının kaldırılması
B) Saray kadınlarının yönetime karışması
C) Kafes sisteminin uygulanması
D) Rüşvet ve iltimasın yaygınlaşması
E) Vezirlerin eyaletlerde görevlendirilmesi

3. XVII. yüzyılda Osmanlı Devleti’nde; rüşvet ve iltimasın yaygınlaşması, dirliklerin hak eden kişilere verilmemesi, yeniçeri ocağına asker alımında devşirme yasasına uyulmaması gibi gelişmeler yaşanmıştır.
Bu durum, aşağıdakilerden hangisinin ortaya çıkmasında etkili olmuştur?
A) Eyalet ve merkez ordusunun bozulması
B) Yönetimin bozulması
C) Beşik ulemalığı sisteminin çıkması
D) Avrupa devletlerinin bilimsel alanda gelişmesi
E) Güçlü devletlerle karşı karşıya kalması

4. Coğrafi Keşifler Osmanlı Devleti’nde maliyenin bozulma nedenlerinden biridir. Keşifler sonucunda Amerika’dan gelen altın ve gümüş Avrupa’nın para politikasını değiştirdi. Bu değişiklik Osmanlılarda fiyatların artmasına yol açtı.
Aşağıdakilerden hangisi, Osmanlı Devleti’nde fiyatların artmasının ortaya çıkardığı sonuçlardan biri olarak gösterilemez?
A) Tarımla uğraşanların zarar görmesi
B) Vergilerin artırılması
C) Batılı devletlere kapitülasyonlar verilmesi
D) Paranın değerinin düşürülmesi
E) Devletten maaş alanların sıkıntıya düşmesi

5. Osmanlı Devleti’nde;
* Celali ayaklanmalarının yaygınlaşması
* Eyalet askerlerinin eski gücünü yitirmesi
* Reayanın vergisini ödeyemez hale gelmesi
gibi gelişmeler, aşağıdakilerden hangisinin bozulması sonucunda ortaya çıkmıştır?
A) Tımar sistemi
B) Kafes sistemi
C) Lonca sistemi
D) Veraset sistemi
E) Devşirme sistemi

6. Osmanlı Devleti’nin duraklama dönemine girmesinin dış nedenleri arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Avrupa’da Coğrafi Keşiflerin yapılması
B) Avrupa devletlerinin Osmanlılara karşı ittifak yapması
C) Avrupa’daki teknik gelişmelerin silah sanayinde kullanılması
D) Avrupa’nın Rönesans Hareketleri’yle bilim ve teknik alanda ilerlemesi
E) Kapıkulu ayaklanmalarının devlet otoritesini sarsması

7. Osmanlı Devleti’nde; XVII. yüzyılda meydana gelen isyanların nedenlerinden biri de merkez ve taşra yönetiminin bozulmasıdır.
Bu durumun nedeni olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?
A) Kapıkulu ve tımar sistemindeki bozulmalar
B) Ekonomik durumdaki bozulmalar
C) Eğitim ve adalet sistemlerindeki bozukluklar
D) Avusturya ve Iran ile uzun süren savaşlar
E) Devletin doğu ve batıda doğal sınırlara ulaşması

8. Aşağıdakilerden hangisinin duraklama döneminde çıkan yeniçeri ayaklanmalarıyla ilgili olmadığı söylenebilir?
A) Cülus bahşişi ve ulufelerin düşük ayarlı paralarla ödenmesi
B) Batı türü orduların kurulması
C) Yeniçerilerin isteklerinin kabul etmek zorunda kalınması
D) Bazı devlet adamlarının görevden alınması
E) Zaman zaman padişah değişikliğine neden olması

9. Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti’nin Lehistan üzerine yaptığı Hotin Seferi ile ilgili değildir?
A) Hotin Kalesi’nin alınamamasında yeniçerilerin disiplinsizliği de etkili olmuştur.
B) Sefere çıkılma nedeni Lehistan’ın Boğdan’ın içişlerine karışmasıdır.
C) II. Osman döneminde yapılmıştır. aygunhoca.com
D) Lehistan Osmanlı Devleti’nin himayesine girmeyi kabul etmiştir.
E) Sefer dönüşünde II. Osman yeniçeriler tarafından tahttan indirilerek öldürülmüştür.

10. Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti’nde XVII. yüzyılda çıkan ayaklanmaları engellemek amacıyla alınan önlemlerden biri değildir?
A) Ayaklanmalara neden olan devlet adamlarını asilere teslim etmek
B) Ayaklananların isteklerini yerine getirmek
C) Batılı devletlerden yardım almak
D) Saray görevlilerinden yardım almak
E) Sorunları çözmeye çalışmak

11. Osmanlı Devleti’nin yapmış olduğu bazı antlaşmalar şunlardır:
- Ferhat Paşa Antlaşması
- Nasuh Paşa Antlaşması
- Serav Antlaşması
Bu antlaşmalar, aşağıdaki devletlerden hangisiyle imzalanmıştır?
A) Rusya B) Iran C) Avusturya
D) Venedik E) Lehistan

CEVAP ANAHTARI
1. A 2. E 3. A 4. C 5. A 6. E 7. E 8. B 9. D 10. C 11. B

Leave a comment